-anne -evet -anne -evet -ee anne evet dedik ya bak bana efendim dedirtemessin bu sefer hazirlikliyim - demek öyle -evet öyle -anne yaa -evet efendim demiyecegim demistim pes ettin dimii -yoo bu sefer bes kere evet dedirtecektim dedin ki(burada kis kis gülünmek vacib olmusdur er kisiye) bknz: biz gülelim bari heheh
kuran-ı kerimde bir ayette şöyle gecer (sanırım bakara suresiydi) 'biz sizi anne sevgisinin 7 kat fazlasıyla severiz.' bu cümlede anne'nin önemini ve kutsallığını anlıyorum. bizi herdefasında hatalarımızdan dolayı affedip kucaklayan kim? Annelerimiz bize en yakın varlıklardır. allahtan sonra gelen. bizim iyiliğimizi isteyen ama bunu kendi menfaati için değil bizim için isteyen - ki kendi menfaatine dokunsa bile yinede önce bizi düşünen tek varlıklarımız annelerimizdir.
kan ter içinde uykularından uyanıyorsan eğer her gece yalnızlık sevgili gibi boylu boyunca uzanıyorsa koynuna olur olmaz yere ıslanıyorsa kirpiklerin herşeye anneni daha sık anımsıyorsan hatta anlıyorsan kalbini bi mektup gibi buruşturulup fırlatılmış kendini kimsesiz ve erken unutulmuş hissediyorsan içindeki çocuğa sarıl sana insanı anımsatır eller günahkar diller günahkar bi çağ yangını bu dünya günahkar masum değiliz hiç birimiz.......
hani eski zaman masalları anlatır hüznümü huzura dolarsın kaşım gözümden çok içim bi parçan annem sen benim yanıma kalansın hani bi biblon vardı kırdığım üstüne ne kırgınlıklar yaşadın ama bil ki ben de parçalandım annem ben senin yanına kalanım annem annem sen üzülme sözlerin hep yüreğimde ............. .......... annem sen benim yanıma kalansın
Musa Aleyhisselam bir gün: 'Ya Rabbı, Cennet'te benim komşum kim olacak, bana bildir de gidip onunla görüşeyim,' dedi. Musa Aleyhisselama şöyle vahiy geldi. 'Falan beldeye git! Orada·çarşının başında bir kasap dükkanı var.O dükkanın sahibi olan kasabı gör! O veli bir kulumdur. Yalnız bilesin ki,onun çok önemli bir işi vardır. Çağırırsan gelmez. İşte o senin cennetteki komşundur.' Musa Aleyhisselam hemen bildirilen yere gitti. Kasabı buldu ve ona: 'Ben sana misafir geldim', dedi. Kasap Musa Aleyhisselami tanımıyordu. Ona 'Hoş geldin' deyip bir kenara oturttu. Dükkandaki işi bitince de Alıp evine götürdü. Evinin baş kösesine oturtup çok ikramda bulundu. Musa Aleyhisselam, ev sahibini dikkatle takip ediyordu. Ev sahibi kasabın ocakta çömlek içinde, et pişirdiğini gördü. Et pişince çömlekteki eti küçük küçük parçalara ayırdı. Bunları bir tabağa koyup, bir kenara bırakti
Sonra bir et parçası daha çıkartıp, onu da misafiri Musa Aleyhisselam'a ikram ederek dedi ki: 'Benim önemli bir işim var. Sen beni bekleme yemeğini ye'! Sonra da yanından ayrıldı. Önemli bir isim var deyince, Musa Aleyhisselam,önemli işi nedir diye merak etti ve gizlice kasabı takip etti. Kasap Musa Aleyhisselam'in yanından ayrıldıktan sonra, yandaki odaya geçti. Duvarda asılı duran büyük bir zembili indirdi. Zembilde çok ihtiyar, mecalsız bir kadın vardı. Kadına küçük küçük parçaladığı etleri yedirdi. Karnını güzelce doyurduktan sonra, altındaki kirlenmiş bezleri aldı yerine temizlerini koydu. Sonra kirli bezleri yıkayıp astıktan sonra ellerini yıkayıp Musa Aleyhisselam'in yanına geldi, Daha yemeğe başlamadığını gören kasap sordu. 'Niçin yemeğe başlamadınız'? Musa Aleyhisselam 'Sen bana zembildeki sırrı söylemedikçe birlokma bile yemem'. Dedi. 'Mademki merak ettin anlatayım': Ey misafir, bu zembildeki benim yaşlı annemdir. Çok yaşlı olduğu için takatten düstü. Evde bakacak başka kimsem de yok. Evleneceğim, fakat hanımım annemi incitir, onu üzer diye evlenemiyorum. İşe gittiğimde herhangi bir hayvanın kendisine zarar vermemesi için onu gördügün gibi bir zembile koydum. Her gün gelip iki ögün yemek yediriyorum.Diğer hizmetlerini de görüp gönül rahatlığıyla işime gidiyorum. Bunun üzerine Musa Aleyhisselam dedi ki: 'Ancak anlamadığım bir şey daha var. Sen annene yemek yedirip şu içirdikten sonra, dudaklarını kıpırdatıp birşeyler söyledi, sen de AMIN dedin. Annen ne söyledi ki amin dedin? ' Annem, her hizmet edişimde 'Allah seni Cennette Musa Aleyhisselam'a komşu eylesin diye dua eder. Ben, hiç ihtimal vermediğim halde, bu güzel duaya amin derim. Ben kimim ki, O büyük Peygamberle komşuluk edebileyim. Onunla komşuluk edebilecek ne amelim var ki? O zamana kadar kim olduğunu saklayan Musa Aleyhisselam, buyurdu ki: 'Ey Allahın sevgili kulu, ben Musa'yım. Beni sana Allah-u Tealâ gönderdi. Annenin rızasını kazandığın için Cennet-ı Â'lâyi ve orada bana Komşu olmayı kazandın'. Kasap hemen kalkıp Musa Aleyhisselamın elini öptü ve sevinç içinde yemeğini yedi. ' Allah-u Tealâ sizleri 'ANNE' şefkatinden mahrum etmesin ve ' ANNE bedduasından uzak kılsın. '
Anne sicak / Anne kum / Oku anne, yoruldum..
-anne
-evet
-anne
-evet
-ee anne
evet dedik ya bak bana efendim dedirtemessin bu sefer hazirlikliyim
- demek öyle
-evet öyle
-anne yaa
-evet efendim demiyecegim demistim pes ettin dimii
-yoo bu sefer bes kere evet dedirtecektim dedin ki(burada kis kis gülünmek vacib olmusdur er kisiye)
bknz: biz gülelim bari heheh
Zor bir kadin..
Yaptığım hataları hiç düşünmeden bağışlayan beni anlayan tek insan herşeyim bitanem canımıniçi hep yanımda ol nolur.
..eger burda yazdiklarimi görseydi kesin inme inerdi kadincagiza
bknz:dua etmekteyim..
niye küstüğünü anlamadım...
Babama sormali :))
kuran-ı kerimde bir ayette şöyle gecer (sanırım bakara suresiydi) 'biz sizi anne sevgisinin 7 kat fazlasıyla severiz.' bu cümlede anne'nin önemini ve kutsallığını anlıyorum. bizi herdefasında hatalarımızdan dolayı affedip kucaklayan kim? Annelerimiz bize en yakın varlıklardır. allahtan sonra gelen. bizim iyiliğimizi isteyen ama bunu kendi menfaati için değil bizim için isteyen - ki kendi menfaatine dokunsa bile yinede önce bizi düşünen tek varlıklarımız annelerimizdir.
Hanemizin reisi bizzat kendileridir :)
Disiplin prensipler ve bunlari es gecmeyen bir disi..
Eger gercekten kebikec diye bir kitab cini olsaydi kitablarimi annemden korumasi emrini verirdim...
kutsal varlık....
anlatmak zor....
bizim bir pankartımız vardı 2000 lerde asardık....
seni annem gibi sevdim
herşeyi anlatır bu pankart
Ağlarsa anam ağlar
Gayrısı yalan ağlar.
Ne güzel demişler dimi.Çok dövdü ama suç hep benimdi.
Disiplinin kadin hali..
Gözünden hic bir sey kacmaz..
kan ter içinde uykularından uyanıyorsan eğer her gece
yalnızlık sevgili gibi boylu boyunca uzanıyorsa koynuna
olur olmaz yere ıslanıyorsa kirpiklerin herşeye
anneni daha sık anımsıyorsan hatta anlıyorsan
kalbini bi mektup gibi buruşturulup fırlatılmış
kendini kimsesiz ve erken unutulmuş hissediyorsan
içindeki çocuğa sarıl
sana insanı anımsatır
eller günahkar
diller günahkar
bi çağ yangını bu
dünya günahkar
masum değiliz hiç birimiz.......
hani eski zaman masalları anlatır
hüznümü huzura dolarsın
kaşım gözümden çok içim bi parçan
annem sen benim yanıma kalansın
hani bi biblon vardı kırdığım
üstüne ne kırgınlıklar yaşadın
ama bil ki ben de parçalandım
annem ben senin yanına kalanım
annem annem
sen üzülme
sözlerin hep yüreğimde
.............
..........
annem sen benim yanıma kalansın
en değer verdiğim,bana en değer veren,hayatımdaki en mükemmel insan
seni çok özledimmm
benden bi parça diicem ama aslında ben ondan bi parçayım...
yaa..onu çok özledim....
kendinden bir parça...
biz de ondan...
özledim onu,
her gece dua dermiş bana...
ANNE DUASI..
Musa Aleyhisselam bir gün:
'Ya Rabbı, Cennet'te benim komşum kim olacak, bana bildir de gidip
onunla
görüşeyim,' dedi.
Musa Aleyhisselama şöyle vahiy
geldi.
'Falan beldeye git! Orada·çarşının başında bir kasap dükkanı var.O
dükkanın
sahibi olan kasabı gör! O veli bir kulumdur. Yalnız bilesin
ki,onun çok önemli bir işi vardır. Çağırırsan gelmez.
İşte o senin cennetteki komşundur.'
Musa Aleyhisselam hemen bildirilen yere gitti. Kasabı buldu ve ona:
'Ben sana misafir geldim', dedi. Kasap Musa Aleyhisselami tanımıyordu.
Ona 'Hoş geldin' deyip bir kenara oturttu. Dükkandaki işi bitince de
Alıp evine götürdü. Evinin baş kösesine oturtup çok ikramda bulundu.
Musa Aleyhisselam, ev sahibini dikkatle takip ediyordu. Ev sahibi
kasabın ocakta çömlek içinde, et pişirdiğini gördü. Et pişince çömlekteki eti
küçük küçük parçalara ayırdı. Bunları bir tabağa koyup, bir kenara bırakti
Sonra bir et parçası daha çıkartıp, onu da misafiri Musa
Aleyhisselam'a ikram ederek dedi ki: 'Benim önemli bir işim var. Sen
beni bekleme yemeğini ye'!
Sonra da yanından ayrıldı. Önemli bir isim var deyince, Musa
Aleyhisselam,önemli işi nedir diye merak etti ve gizlice kasabı takip etti.
Kasap Musa Aleyhisselam'in yanından ayrıldıktan sonra, yandaki odaya
geçti.
Duvarda asılı duran büyük bir zembili indirdi. Zembilde çok ihtiyar,
mecalsız bir kadın vardı. Kadına küçük küçük parçaladığı etleri
yedirdi.
Karnını güzelce doyurduktan sonra, altındaki kirlenmiş bezleri aldı
yerine temizlerini koydu. Sonra kirli bezleri yıkayıp astıktan sonra ellerini
yıkayıp Musa Aleyhisselam'in yanına geldi, Daha yemeğe başlamadığını
gören kasap sordu. 'Niçin yemeğe başlamadınız'?
Musa Aleyhisselam 'Sen bana zembildeki sırrı söylemedikçe birlokma
bile yemem'. Dedi.
'Mademki merak ettin anlatayım': Ey misafir, bu zembildeki benim yaşlı
annemdir. Çok yaşlı olduğu için takatten düstü. Evde bakacak başka
kimsem de yok. Evleneceğim, fakat hanımım annemi incitir, onu üzer diye
evlenemiyorum. İşe gittiğimde herhangi bir hayvanın kendisine zarar
vermemesi için onu gördügün gibi bir zembile koydum. Her gün gelip iki
ögün yemek yediriyorum.Diğer hizmetlerini de görüp gönül rahatlığıyla işime
gidiyorum.
Bunun üzerine Musa Aleyhisselam dedi ki: 'Ancak anlamadığım bir şey
daha var. Sen annene yemek yedirip şu içirdikten sonra, dudaklarını
kıpırdatıp birşeyler söyledi, sen de AMIN dedin. Annen ne söyledi ki
amin dedin? '
Annem, her hizmet edişimde 'Allah seni Cennette Musa Aleyhisselam'a
komşu eylesin diye dua eder. Ben, hiç ihtimal vermediğim halde, bu
güzel duaya amin derim. Ben kimim ki, O büyük Peygamberle komşuluk
edebileyim.
Onunla komşuluk edebilecek ne amelim var ki?
O zamana kadar kim olduğunu saklayan Musa Aleyhisselam, buyurdu ki:
'Ey Allahın sevgili kulu, ben Musa'yım. Beni sana Allah-u Tealâ
gönderdi.
Annenin rızasını kazandığın için Cennet-ı Â'lâyi ve orada bana Komşu
olmayı kazandın'.
Kasap hemen kalkıp Musa
Aleyhisselamın elini öptü ve sevinç içinde
yemeğini yedi.
' Allah-u Tealâ sizleri 'ANNE' şefkatinden mahrum etmesin ve ' ANNE
bedduasından uzak kılsın. '
hayatımdaki tek kadın
hep yaşa anne, hiç ölme...seviyom seni.
canım
Onu çok seviyorum...
umarım onun gibi bir anne olurum..
şefkatli,sıcak,sevgi dolu,yürekli ve güçlü...
Yaşayan bir melek, huzurum.
evde en sık diyalok kurduğumuz, en güzel ev eğlencesi, şevkati sonsuzdur sevginizde...
cennet ve (ANA) vatan
Kırdığım,zaman zaman üzdüğüm sonra üzdüğüm için üzüldüğüm,tartışıp en kolay gönlünü aldığımsın..HERŞEYİMSİN...
iyiki varsın...iyiki kızınım..