anlat istanbul! sana küçük yaşlarımdan berii senle yaşamak istediğimi anlat! nasıl hayallerin peşinden koştumu anlat! her gece sana senle yaşamak için ettiğim duaarı anlat! anlar ki,istanbul sevgisi neymiş görsünler,anlat ki,bi küçük yüreğin senin hasretinle yaşadığını bilsinler! anlat ki; ben de kii bu yakarışı görsünler...
anlatmak evvelinde anlamak ile kabil olur ama ki istanbul kendini Hz. Resul'ün dudaklarında anlatmıştır kırılan ve dahi çürüyen binlerce kalemde... durdukça dünya beş defa kurşun bin bir alemde...
nehr-i azizin altında nefes tutan binlerce hayal hayal... ama ki gerçekten tevlid ederler hayal... ama ki ruh ile izdivac ederler... hayal... muhal ender muhal...
zebânın neden sükût eder istanbul... sükûn-u sâhte yoksa sana da mı uğradı?
Anlat İstanbul anlat,gündüzlerinden daha vahşi olan gecelerini,binbir umut sahibine ne umdurduğunu,neler buldurduğunu.Adın gibi büyük olma hayaliyle sönüveren,yıldızlarını anlat.Eski Türk filmlerindeki gibi,her kapına geleni Haydarpaşa garıyla karşılayıp,Boğazköprünle uğurladığını.Anlat bakalım bize,yüzyıllardır geçirdiğin evrimlerini anlat...Hala bu ülkenin ve dünyanın, nasıl gözbebeği olduğunu anlat...hadi anlat...
anlat bana istanbul -kimler ağlatıyor seni? diye sormayacağım -kimseye göstermeden ağlamayı nasıl başarıyorsun? senin sessizliğin nerde hapis sessizliğinin haritasını ver bana bir akşam en sessiz yerinde konaklayayım.. anlat bana aziz istanbul bu sabrı hangi peygamberden aldın? sırtın delik deşik vücudun yamalarla dolu onca cinayet onca bomba onlarca gürültü nedir bunun sırrı anlat bana istanbul...
eski aşklarından bahset.. mesela sultan mehmet.. sırtından gemiler yürüttü topa tuttu kapılarını ama sen 'fatih' dedin ona.. neydi bunun sırrı onu anlat..
ve istanbul anlatmaya başlar martı sesleri, korna sesleri vapurun sireni fren sesleri... tercüme edeyim meşgulüm diyor kendileri gece gel üsküdara kız kulesinin karşısına saat tam 03:15 te...
bu filmi sevdim ama yetersiz kalmış bazı yerlerde.uyumsuzluk vardı filmde.ne kadar iyi oyuncu varsa doldurmuşlar maşalllah. araya başka oyuncular da yerleştirmişler çok gözüme battı.o küçük kız çok tatlıydı çok şeker konuşuyordu bayıldım.ama final sahnesinde hayal kırıklığına uğradım bu film (ya da herhangi bir film) böyle bitmemeliydi.çok yetersiz kalmıştı finali.bir an film bitmiş olamaz dedim ama bitmiş.
kimi yerde şahane görüntü yönetimleriyle insanı büyüleyen (istanbul gibi yerde onu da beceremeseler tam bir fiyasko olurdu) , genelde seyirciyi bağlayamayan, en küçüğünden en büyüğüne, kadınından erkeğine iyi oyuncuları barındıran, kurguda özentiliğini hissettiren, final sahnesi çok zayıf kalmış, bazı sahnelerde oyunla diyalogların örtüşmediği, nerde çokluk orada.okluk söylemini hatırlatan film... keşke yönetmenler daha iyi olsaydı ve daha iyi anlaşabilseydi:(
çok beğendim.. keşke sinemada izleseymişim.. oyuncular oyunculukarını yarıştırmış sanki.. hepsi birbirinden iyiydi (hatta azra akın bile) .. seneryo da güzeldi, kurgusu da.. ödüllüktü yani..
Deli bir fırtına çıkıverdi,
Düşünmek gelmedi aklımıza,
Islak kaldırımlar yağmurlardan değil,
İstanbul ağlıyor aşkımıza..
Söz-müzik: Ayhan Koşdurma
Dinleyiniz efendim..
http://bit.ly/1GoMP26
anlat istanbul!
sana küçük yaşlarımdan berii senle yaşamak istediğimi anlat!
nasıl hayallerin peşinden koştumu anlat!
her gece sana senle yaşamak için ettiğim duaarı anlat!
anlar ki,istanbul sevgisi neymiş görsünler,anlat ki,bi küçük yüreğin senin hasretinle yaşadığını bilsinler!
anlat ki; ben de kii bu yakarışı görsünler...
Dinliyorum...
anlatmak evvelinde anlamak ile kabil olur
ama ki istanbul kendini Hz. Resul'ün dudaklarında anlatmıştır
kırılan ve dahi çürüyen binlerce kalemde...
durdukça dünya beş defa kurşun bin bir alemde...
nehr-i azizin altında nefes tutan binlerce hayal
hayal...
ama ki gerçekten tevlid ederler
hayal...
ama ki ruh ile izdivac ederler...
hayal...
muhal ender muhal...
zebânın neden sükût eder istanbul...
sükûn-u sâhte yoksa sana da mı uğradı?
İstanbul dışında yaşayıp, İstanbul'da saklananlara..
*soru işaretinden sonraki boşluğu kapatın...
Anlat İstanbul anlat,gündüzlerinden daha vahşi olan gecelerini,binbir umut sahibine ne umdurduğunu,neler buldurduğunu.Adın gibi büyük olma hayaliyle sönüveren,yıldızlarını anlat.Eski Türk filmlerindeki gibi,her kapına geleni Haydarpaşa garıyla karşılayıp,Boğazköprünle uğurladığını.Anlat bakalım bize,yüzyıllardır geçirdiğin evrimlerini anlat...Hala bu ülkenin ve dünyanın, nasıl gözbebeği olduğunu anlat...hadi anlat...
anlat bana istanbul
-kimler ağlatıyor seni?
diye sormayacağım
-kimseye göstermeden ağlamayı nasıl başarıyorsun?
senin sessizliğin nerde hapis
sessizliğinin haritasını ver bana
bir akşam en sessiz yerinde konaklayayım..
anlat bana aziz istanbul
bu sabrı
hangi peygamberden aldın?
sırtın delik deşik
vücudun yamalarla dolu
onca cinayet onca bomba onlarca gürültü
nedir bunun sırrı
anlat bana istanbul...
..yalnız bağrına bastıklarına..
gönüllü taşıdıklarına anlatır...
maziden dem vurur...
atiye serzenişte bulunur...
nazlı şehr..sen gibisi nerde bulunur...
eski aşklarından bahset..
mesela sultan mehmet..
sırtından gemiler yürüttü topa tuttu kapılarını
ama sen 'fatih' dedin ona..
neydi bunun sırrı
onu anlat..
hayatı tutuklasalar
ve mahkemeye çıkarsalar
şahid olarak istanbulu isterdi elbet..
yedi tepen yedi kanbur olmuş sırtında
hiç sirkelenmeyi düşünmedin mi?
bana sabrı anlat istanbul
sendeki nasıl bir şey?
ve istanbul anlatmaya başlar
martı sesleri, korna sesleri
vapurun sireni fren sesleri...
tercüme edeyim
meşgulüm diyor kendileri
gece gel üsküdara kız kulesinin karşısına saat tam 03:15 te...
çok bekledim izlemek için,beklediğime değdi..beğenmiştim ben.
bu filmi sevdim ama yetersiz kalmış bazı yerlerde.uyumsuzluk vardı filmde.ne kadar iyi oyuncu varsa doldurmuşlar maşalllah. araya başka oyuncular da yerleştirmişler çok gözüme battı.o küçük kız çok tatlıydı çok şeker konuşuyordu bayıldım.ama final sahnesinde hayal kırıklığına uğradım bu film (ya da herhangi bir film) böyle bitmemeliydi.çok yetersiz kalmıştı finali.bir an film bitmiş olamaz dedim ama bitmiş.
boğaz
kimi yerde şahane görüntü yönetimleriyle insanı büyüleyen (istanbul gibi yerde onu da beceremeseler tam bir fiyasko olurdu) , genelde seyirciyi bağlayamayan, en küçüğünden en büyüğüne, kadınından erkeğine iyi oyuncuları barındıran, kurguda özentiliğini hissettiren, final sahnesi çok zayıf kalmış, bazı sahnelerde oyunla diyalogların örtüşmediği, nerde çokluk orada.okluk söylemini hatırlatan film...
keşke yönetmenler daha iyi olsaydı ve daha iyi anlaşabilseydi:(
çok beğendim.. keşke sinemada izleseymişim.. oyuncular oyunculukarını yarıştırmış sanki.. hepsi birbirinden iyiydi (hatta azra akın bile) .. seneryo da güzeldi, kurgusu da.. ödüllüktü yani..
küçük olanı (halisülasyon :)
eh işte.. çokta güzel sayılmaz
sadece şu kız çok tatlıydı..
günün filmi..
bakalım güzelmiymiş
kaybettim siir sehre dönüs biletimi...
herkesin neden bu kadar yerin dibine batirdigini anlamadigim oldukca iyi bir film..özellikle yelda reynaud cok basarili...
çok berbat bir film çok...
anlatma istanbul sus artık..kafam şişti..
özledim lan seni...'
işin içinde bi komedyen olmadanda bi film merak edilebiliyomuş demek :)
Istanbul kardes nerden cikipta anlatacaksan anlat artik ne anlatacaksan
bknz: baslarmis simdi tükettiniz beni bitirdiniz trafiginizde batsin göcünüzde :)