Nietzsche'ın dediği gibi BENİ ÖLDÜRMEYEN ŞEY BENİ GÜÇLENDİRİR. Acı sizi dışarıdan güçlü gözümenizi sağlar belki, iradenizi güçlendirir, öyleki zamanla alışırsınız acıya ve küçük şeyler artık canınızı acıtmaz belki.Ama ne olursa olsun dıştan ne görünürse görünsün acı insanın içinde çok fazla harabe bırakır zamanla çok şeyi yıkar
acı çekerek hayatın zorluğunu ve kısalığını bilmek,güzelleşmek,anlamak...hayat bize çözülmesi zor oyunlar oynasada,onları çözmek için acı çekiyoruz kimi zaman...ve anlıyoruz; acı çekerek büyüyoruz,acı çekerek güzelleşiyoruz...
şimdiki anlamıyla, botoks, burun düzeltme, meme büyütme ve küçültme, liposakşşşınn, karın gerdirme...of ya sıkıldım,devam eder işte:D diğer çağrışımı ise acı çektikçe nurlanmak,inanıyorum galiba ;)
Acı denen mefhum, gökkuşağının yedi renginden ibaret olup siyahtan muzdarip kalmıştır..Acı çeken insan da gökkuşağının renklerine bulanmak suretiyle bir çeşit makyajla güzelleşir..
Kalbim sıkışıyor; çatma, kaşını! Çatlattım, sabrımla sabır taşını! .. Anlayamıyorum, bu telâşını Sakin ol, ruhuma bir ferahlık yay!
Ayakta pranga, bilekte demir… Demire hükmeden, hep aynı Emir… Yeter ki: “Ol! ..” desin, buyursun emir! .. Kararı veren O! .. Hâkim, Kayyum, Hay! ..
O Nur olmasaydı, yoktu tesellim! .. Yoktu, tek bir umut, dumandı hâlim! .. Kırılsın, imzayı atan şu elim! .. Kahrolacağıma yok olsaydım, hay! .. Kahrolacağıma yok olsaydım, hay! ..
bir nevi Fuzuli felsefesi...insana ya şiir, yazı yazdırır resim, heykel yaptırır ya da acından öldürür..ilk saydıklarım elbet güzl ama sonraki bitştir..
bir nevi Fuzuli felsefesi...insana ya şiir, yazı yazdırır resim, heykel yaptırır ya da acından öldürür..ilk saydıklarım elbet güzl ama sonraki bitştir..
ACI ÇEKMEK İnsanlar çoğu zaman çok çektiklerinden yok acılar yaşadıklarından yakınırlar kiminin yaşamı intiharla son bulur kimi içine kapanır ve herkesten kendini soyutlar. Ama kimi insanda bunlardan ders almasını çok iyi bilir kimi içine kapanıklık dönemini yaşamıştır kimi yaşamadan bunlardan ders çıkarmayı iyi bilmiştir sonuç olarak ile her iki durum kişiden kişiye değişir.Bunun nedeni geçmişte yaşadığı olaylardan,yetiştirilme tarzından yada kendi karakteriyle ilgilidir. Her ne olursa olsun insanlar yaşadıkları olaylardan ders çıkarabilmeliler ders çıkarmadıkları taktirde o hataları tekrar tekrar yaparlar buda insanın yaşamdan soğumasına yeterli bir sebeptir. Acı acıdır ama bir o kadarda tatlıdır .Yani önce o acıyı yaşadıktan sonra insan intihar etmeyi düşünebilir fakat o yaşadıklarının üzerinden zaman geçtikten sonra iyi ki yaşamışım denilebilmelidir acılar insanlara o kadar çok şey öğretir ki bir insanın hayatını tamamen değiştirebilir.Tatlı yönünü yaşanılan olaylar üzerinden uzun bir süre yani yaşanılanın iyi ki bunu yaşamışım denilene kadar bir sürenin geçmesi lazım.Tabi zaman ne kadar geçse de böyle şeyler söylenmeyebilir hala pişmanlıklar devam edebilir ama elbet aklı başında bir insan o yaşadıklarının da olumlu yanlarının olduğunu görecektir.Çünkü yaşadığımız her şeyde bir hayır vardır ve de hepsinin de olumlu yanları vardır ilk olarak görünmez ama insan çağresiz olunca onun olumlu yanlarını görmeye çalışıyor ve görüyor da... Hani kimi insanlar ben çok şey yaşadım girmediğim ortam yoktur ne ortamlar gördüm derler ya,kimi bunu hava atma amaçlı kimi ise ne kadar çok şey yaşadığını ifade etmek biraz olsun karşı tarafın anlamasını sağlamak için derler. İnsan yaşadıklarından ne kadar çok ders çıkarırsa o kadar çok büyür o kadar çabuk OLGUNLAŞIR olayları daha iyi bir gözle görür.Acılar acılar diyip duruyoruz ne bu acılar? Gençlerin arasında daha çok aşk acılarından bahsedilir yaşayanlar için ölüm acısı,evlat hasreti gençliğinde yapmış olduklarının hataları...falan filan diye uzayıp gider.Her insanın yaşamış olduğu bir takım kötü şeyler vardır bir insanda kalkıp ben hiç acı çekmedim diyemez ve herkesin kendine göre sorunları vardır kendine göre diyorum çünkü örneğin aşık olan bir insan o duyguyu yaşamayan bir insana anlatsa ona göre aman bu muydu üzüldüğün diyebilir ve onu anlayamaz.Kimi örneğin yolda düşmüştür yada bir şekilde başka bir şey olmuş rezil olmuştur bir başkasına anlattığında başkası sık sık düştüğünden yada onun rezil olması gibi bir çok kez rezil olduğundan artık buna alışmış ve ona göre normal gelmektedir. Burada önemli olan bir nokta var oda yaşanılanlardan doğru dersler doğru sonuçlar çıkarmak ve her zaman olumlu düşünmek… Örneğin; iki insan düşünelim,birisi çok şey yaşamıştır ama pek ders çıkarmamış ve bazen de aynı hataları tekrar etmiştir.Diğeri ise yaşadığı sorunlarda,olaylarda çok ders çıkarmış ve bir daha aynı hataları tekrar etmemiştir. Bu yüzden insan ne kadar çok yaşadığıyla değil ne kadar çok ders çıkardığıyla olgunlaşır.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta da acının bizzat kendisinin değil kişinin acıları yaşarken 'verdiği tepkilerin' kişiyi güzelleştirdiğidir. Aynı acıyı yaşayan iki kişiden birisi ses etmeyip katlanarak kendini güçlendirebilirken diğeri boşluğu söverek,lanetler okuyarak kendini mahvedebilmektedir... Olaya doğadan örnek verecek olursak; aynı ateşe maruz kalan altın saflaşıp daha makbul bir konuma gelirken,odun ise kömürleşerek zaten az olan değerini de yitirmektedir...
Şu koskocaman Acun üzerinde, bu yöntemi uygulayan bayanlar, işkence görmek için bir de para ödüyorlar ya şaşıyorum azizim...adına da estetik denmese,tüm estetik cerrahlar DGM'de yargılanırdı valla...
Mutlulukla, sevgiyle güzelleşir bence, acıyla olgunlaşır insan...
Amelin temeli niyettir niyetin Yaradanına kavuşmak için acı çekiyorsan güzelleşirsin
ben daha acının güzelleştirdiği birini görmedim..
tamamıyle arabeskvari bir deyim acı güzelleştirseydi her kes acı çekmek için kuyruğa girerdi...
acı çekerek güzelleşmekten anladığım,estetik ameliyat olup,bıçak altına yatıp,onca acılar çekilmesi.kısaca bunu çağrıştırdı bende
Nietzsche'ın dediği gibi BENİ ÖLDÜRMEYEN ŞEY BENİ GÜÇLENDİRİR. Acı sizi dışarıdan güçlü gözümenizi sağlar belki, iradenizi güçlendirir, öyleki zamanla alışırsınız acıya ve küçük şeyler artık canınızı acıtmaz belki.Ama ne olursa olsun dıştan ne görünürse görünsün acı insanın içinde çok fazla harabe bırakır zamanla çok şeyi yıkar
acı çekerek hayatın zorluğunu ve kısalığını bilmek,güzelleşmek,anlamak...hayat bize çözülmesi zor oyunlar oynasada,onları çözmek için acı çekiyoruz kimi zaman...ve anlıyoruz; acı çekerek büyüyoruz,acı çekerek güzelleşiyoruz...
Acı çekerek yüreğin güzelleşse de düşüncelerin çirkefleşir.. Çok uçta kalır duyguların kimine melek gibiyken sana çektirene şeytandan betersindir.
kıymet bilmeyi öğrenmek
güzell ve bakimli olmak isteyen aci ceker
ama en güzelli de mutlu olucaktir! ! ! ! ! !
mutluluk acı çekmeden mutluluğun tanımını yapamayı9z FRANK RİJKARD
şimdiki anlamıyla, botoks, burun düzeltme, meme büyütme ve küçültme, liposakşşşınn, karın gerdirme...of ya sıkıldım,devam eder işte:D
diğer çağrışımı ise acı çektikçe nurlanmak,inanıyorum galiba ;)
her acının ardından yüreğinin biraz daha yol kat etmesi..
Botoks, estetik, liposakşın yöntemlerinin tercih edilme durumu..
bence züleyha demek bi kıssasında çirkinliğinin sebebini yusufa döktüğü yaşlar için olduğunu anlıyo ve güzelleşiyordu
Acı denen mefhum, gökkuşağının yedi renginden ibaret olup siyahtan muzdarip kalmıştır..Acı çeken insan da gökkuşağının renklerine bulanmak suretiyle bir çeşit makyajla güzelleşir..
efenim 'tırnak sefadan; kaş cefadan uzar idir'fekat acı çekmek ruhu güzelleştirir
bknz:'acı çekmek ruhun fiyakasıdır'
itina ilen...
istisnaya bknz:kezzap
nadiren azabın defolu çıkardıkları da olabilmekte idir...
saygı ilen...
ACI
Acıma acıyan yürek yaşını
Serperek, harını çoğaltmışsın, vay! ..
Acıma! .. Sen de vur! .. Al git başını!
“Hiç tanımadım...” de, beni yoktan say!
Karanlıklarımı yararcasına
Bağrına basarak sararcasına
Tüm kemiklerimi kırarcasına
Üstüme gelmekten usan artık, cay! ..
Kalbim sıkışıyor; çatma, kaşını!
Çatlattım, sabrımla sabır taşını! ..
Anlayamıyorum, bu telâşını
Sakin ol, ruhuma bir ferahlık yay!
Ayakta pranga, bilekte demir…
Demire hükmeden, hep aynı Emir…
Yeter ki: “Ol! ..” desin, buyursun emir! ..
Kararı veren O! .. Hâkim, Kayyum, Hay! ..
O Nur olmasaydı, yoktu tesellim! ..
Yoktu, tek bir umut, dumandı hâlim! ..
Kırılsın, imzayı atan şu elim! ..
Kahrolacağıma yok olsaydım, hay! ..
Kahrolacağıma yok olsaydım, hay! ..
Onur BİLGE
http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp? sair=42021&siir=636408&order=oto
' Seni acılıklardan temizlemek, kurtarmak için, sana acı sözler söylüyorum..! mevlana
acılı olsun acılı
çorba acılı
yemek acılı
hatta mümkünse ekmek bile
acılı olsun
tatlıyı en son yeriz
hele bi karnımmız doysun
Olgunlaşmak,olgunşaşınca güzeleşmak,acılardan ders çıkarmak.Ne demiş Dostoyevski; Acı insanı güzelleştirir.
,
bir nevi Fuzuli felsefesi...insana ya şiir, yazı yazdırır resim, heykel yaptırır ya da acından öldürür..ilk saydıklarım elbet güzl ama sonraki bitştir..
bir nevi Fuzuli felsefesi...insana ya şiir, yazı yazdırır resim, heykel yaptırır ya da acından öldürür..ilk saydıklarım elbet güzl ama sonraki bitştir..
varsa öyle bişey ben çok güzelim
Mutluluk kadar acı da olgunlaştırır insanı demiş şair...Doğrudur...
Ama mutlukla güzelleşmek varken, acı çekerek güzelleşmek? ...
desene be güzelim benim çok acı çekmem lazım....divan edebiyatından mı çaldın
ACI ÇEKMEK İnsanlar çoğu zaman çok çektiklerinden yok acılar yaşadıklarından yakınırlar kiminin yaşamı intiharla son bulur kimi içine kapanır ve herkesten kendini soyutlar.
Ama kimi insanda bunlardan ders almasını çok iyi bilir kimi içine kapanıklık dönemini yaşamıştır kimi yaşamadan bunlardan ders çıkarmayı iyi bilmiştir sonuç olarak ile her iki durum kişiden kişiye değişir.Bunun nedeni geçmişte yaşadığı olaylardan,yetiştirilme tarzından yada kendi karakteriyle ilgilidir.
Her ne olursa olsun insanlar yaşadıkları olaylardan ders çıkarabilmeliler ders çıkarmadıkları taktirde o hataları tekrar tekrar yaparlar buda insanın yaşamdan soğumasına yeterli bir sebeptir.
Acı acıdır ama bir o kadarda tatlıdır .Yani önce o acıyı yaşadıktan sonra insan intihar etmeyi düşünebilir fakat o yaşadıklarının üzerinden zaman geçtikten sonra iyi ki yaşamışım denilebilmelidir acılar insanlara o kadar çok şey öğretir ki bir insanın hayatını tamamen değiştirebilir.Tatlı yönünü yaşanılan olaylar üzerinden uzun bir süre yani yaşanılanın iyi ki bunu yaşamışım denilene kadar bir sürenin geçmesi lazım.Tabi zaman ne kadar geçse de böyle şeyler söylenmeyebilir hala pişmanlıklar devam edebilir ama elbet aklı başında bir insan o yaşadıklarının da olumlu yanlarının olduğunu görecektir.Çünkü yaşadığımız her şeyde bir hayır vardır ve de hepsinin de olumlu yanları vardır ilk olarak görünmez ama insan çağresiz olunca onun olumlu yanlarını görmeye çalışıyor ve görüyor da...
Hani kimi insanlar ben çok şey yaşadım girmediğim ortam yoktur ne ortamlar gördüm derler ya,kimi bunu hava atma amaçlı kimi ise ne kadar çok şey yaşadığını ifade etmek biraz olsun karşı tarafın anlamasını sağlamak için derler.
İnsan yaşadıklarından ne kadar çok ders çıkarırsa o kadar çok büyür o kadar çabuk OLGUNLAŞIR olayları daha iyi bir gözle görür.Acılar acılar diyip duruyoruz ne bu acılar? Gençlerin arasında daha çok aşk acılarından bahsedilir yaşayanlar için ölüm acısı,evlat hasreti gençliğinde yapmış olduklarının hataları...falan filan diye uzayıp gider.Her insanın yaşamış olduğu bir takım kötü şeyler vardır bir insanda kalkıp ben hiç acı çekmedim diyemez ve herkesin kendine göre sorunları vardır kendine göre diyorum çünkü örneğin aşık olan bir insan o duyguyu yaşamayan bir insana anlatsa ona göre aman bu muydu üzüldüğün diyebilir ve onu anlayamaz.Kimi örneğin yolda düşmüştür yada bir şekilde başka bir şey olmuş rezil olmuştur bir başkasına anlattığında başkası sık sık düştüğünden yada onun rezil olması gibi bir çok kez rezil olduğundan artık buna alışmış ve ona göre normal gelmektedir.
Burada önemli olan bir nokta var oda yaşanılanlardan doğru dersler doğru sonuçlar çıkarmak ve her zaman olumlu düşünmek…
Örneğin; iki insan düşünelim,birisi çok şey yaşamıştır ama pek ders çıkarmamış ve bazen de aynı hataları tekrar etmiştir.Diğeri ise yaşadığı sorunlarda,olaylarda çok ders çıkarmış ve bir daha aynı hataları tekrar etmemiştir.
Bu yüzden insan ne kadar çok yaşadığıyla değil ne kadar çok ders çıkardığıyla olgunlaşır.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta da acının bizzat kendisinin değil kişinin acıları yaşarken 'verdiği tepkilerin' kişiyi güzelleştirdiğidir.
Aynı acıyı yaşayan iki kişiden birisi ses etmeyip katlanarak kendini güçlendirebilirken diğeri boşluğu söverek,lanetler okuyarak kendini mahvedebilmektedir...
Olaya doğadan örnek verecek olursak; aynı ateşe maruz kalan altın saflaşıp daha makbul bir konuma gelirken,odun ise kömürleşerek zaten az olan değerini de yitirmektedir...
Şu koskocaman Acun üzerinde, bu yöntemi uygulayan bayanlar, işkence görmek için bir de para ödüyorlar ya şaşıyorum azizim...adına da estetik denmese,tüm estetik cerrahlar DGM'de yargılanırdı valla...
nerdeee.... o zaman neden ben hala cirkinim:(