(Kıta 1)
Düşürdüler beni karanlık pusuya,
Kalleşçe sardılar dört bir yanımı.
Sevgi değil, kurşun yağdırdılar,
Gecenin bağrına gömdüler canımı.
Beni sen yaratmadın
Can emanet Hak’tandır
Hak–Muhammed–Ali yolu
Canın özündedir
Ya Hak… ya Ali…
Karanlıklar çöküyor artık
Gitmeli buradan
Uzaklaşmalı bu acayip şehirden
Birazdan kıyamet kopacak belli ki
Gökyüzü yine kızıla boyanacak
Kan gövdeyi bulacak, dılo
Biat etmem parasına puluna
Sultanına paşasına kralına
Giderim var her bir Allah kuluna
Taviz vermem Rabbim'den başkasına
Eriyorum gözlerine dalarken
Bitiyorum resimlerine bakarken
Gönlüm sana öylesine taparken
Kiminlesin, kimlerlesin sevdiğim
Senden gayrı kimseye boyun eymedim
Kim olduğumu sorduruyormuşsun herkese
Tek kişilik hücrede, soğuk duvarlara sırtını yaslayan Kemal Pir’in
Gencecik yaşına rağmen, idam sehpasına götürülmek için yaşı büyütülen Erdal Eren’in
Evinin önünde ekmek alırken vurulan Berkin’in
Sokakta linç edilerek katledilen Ali İsmail’in
Ermeni diye vurulan Haran’ın kardeşiyim
Ne olursun, hadi gel
Gözyaşlarım sel gibi
Benliğimi kaybettim
Senin yüzünden
Çileleri yükledim ey sırtıma
Sırat köprüsünü aştım da geldim
Cehennemim oldu çıktı karşıma
Senden başka kimsem olmadı benim
(Intro – Gitar & Saz riff, tempo hêdî)
Di nav agirê evînê de…
Agir û dengên şikandin li her derê tê belav kirin.
(Verse 1)
Uzun zamandır sevdanın sarhoşluğu var üzerimde,
Gönlüm yorgun, gönlüm dargın,
Ve öyle kırgın ki…
Her nefeste biraz ölürüm,
Her an adını fısıldayarak yeniden dirilirim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!