Sabah
En uzak bölgeme doğru giderken eski apartmanın bahçesinin yerinde yeller esse iyi
o yemyeşil bahçe kurumuş çorak toprağa dönmüş. Üstelik kazlarda yok. Domates fideleri kabak salatalık biber...tüm bunların hiç biri yok.
Bu bahçeye emek veren yaşlı kadın ve beyi de bu sabah pencere kenarında değiller.
biriktirdiklerimin kasasını açtım
bir gece gizli-kapaklı terk etmezden önce
mektuplarımdaki kendimi
sen olan kendimi
son trenin en son vagonunda
ve en arka koltuğunda
hey
sen
evet perdenin ve karanlık dağın ardındaki
iyileşmeyen urum yaram kavgam
boş bir binanın uğultusu var içimde
yalnızlığımı okşayan
Her sabah fabrika ayarlarımı tazeler
kendimi resetledikten sonra kanlı canlı düşerim yola. Benim için dün dünde kalmıştır ve yeni bir gün başlamıştır artık.
Ama....
Sabah kalanları çalışanlardan almak için işe yeni alınan kadınlarla
Vesselam acayip tutarsızlıklarımız var.
Misal...
Derya hanım yeni emekli oldu. Yanımızda tuhafiye. Kapısı kapalı.
Kapı da bir not. 12 ağustosa kadar kapalıyız.
Her şey bıraktığın gibi uykuda
Sanki mor yüzlü ölü her şey
Sanki gülümser gibi
dudakları altıgen olmuş bir rüzgar
Bense unuttum mu seni
Ya da bir mezar kazıma sırasında
Hortumdu tufandı kasırgaydı girdaptı fırtınaydı
Kıyametti ölümlerdi
Derken gümbürtüydü çatırdamaydı
kırılmaydı yerle bir olmaydı
derken ölümlerdi yaralanmalardı
en çok da acı
Ülkeyi sadece doğal afetler değil senelerdir seçimle iş başına getirdiklerimiz de yerle bir ediyor. Burada suçlu aramanın bir anlamı olacaksa oy verenler ve bu verdikleri oyları takip etmeyenler dememiz ne kadar doğrudur?
Diğer bir değişle bana ne diyenlerde var. Bu kesim zaten oy verdiği parti iş başına gelmişse partinin sahiplendiği kurumlarda her şekilde kadrolu işe alınıyor. Ben buna kısaca köycülük hemşerilik dayanışması diyorum. Bir düşünelim bu vahim durum hangi sorunları doğuruyor? Parti 5 yıl 10 yıl iktidarda kalırsa nelere sebep olduğunu anlarız. Örneğin adaletsizliğe işsizliğe kayırmacılığa eşitsizliğe mutlu ve mutsuz kesimlere.
Yer yüzünün en ilkel yönetilen ülkelerinden biriyiz. Başka var mı? Sanmıyorum.
Tonton bir ihtiyar neden oruç tutmadığımı merak edince ben de nedenini hiç istemediğim ve sevmediğim halde zorunlu olarak yalan söyleyerek açıklamaya zarvezor çalıştım. Kronik dedim.Böbrekler. Ailede var. Hatta ablam diyaliz alıyordu ki bu doğruydu. Sonuçta öte dünyaya uçtu. Üzülmesini istemezdim ama üzüldü.
Bu ve benzer sorular var hoşlanmadığım.
Bana nerelisin diyenlere Romanyalıyım diyorum. Çok şaşırıyorlar mesela. Şu yaşıma geldim ve bir kula olsun ne oruç hakkında ne de nerelisin diye her hangi bir soru sormadım. Sormamda.
Acaba zamanında aşık olduğum kadın Romanyalıyım dediğim için mi gitti hemşerisiyle evlendi?
Sabahın köründe o kalın sesiyle bağıra bağıra canlı yayın yapan
sonunda karşı bina da oturanları
bayağı çileden çıkartmış olmalı ki
polis geldi. Koca toki sitesindeki yeri tespit edildikten sonra alıp götürdüler.
Ne kadar kurum varsa hepsine saydırırken bu saydırmalarını karakolda da yapar mı bilinmez ama bu sabah baktım güneşli balkon demirlerine çamaşır asıyordu ve sessizdi de.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!