İSTANBUL KADAR
Mâvinin aşkıyla çağlar martılar
Ben de sevdim hemde İstanbul kadar
Eski bir sevdâyı söyler şarkılar
Ben de sevdim hem de İstanbul kadar
Yok menendin bir eşin cilveli efsunkâr şâr
Âşık olmak bile yetmez ölünür uğruna yâr
Sen ki sevdâlara nâr sen ki görünmez Leylâ
Sen ölümsüzlüğe mey meşk ile herdem efkâr
Giderken, ayrılıkları çağırma,
Çiğ düşmesin dalındaki yaprağa.
Hazana bakıpta hüznü çığırma,
Gözyaşların dökülmesin toprağa.
İstemezsen ağacında gül olmam,
--. -- -- /-- . -- -- /-- . -- -- /-- . --
KARDEŞLİK KASÎDESİ
Hesretinden yandı bağrım köz menem sûzân menem
Âzerî'yem hem de Türk'em öz menem cânân menem
Karga gibi zeki ol koyun gibi görünme
Birşeyler bilmiyorsan bilir gibi gerinme
Güçlü olmak istersen kolayı seçme sakın
Kartal gibi yüksek uç yılan gibi sürünme.
_ . . _ /_ . . _ /_ . _
KAŞLARIN
Hüsn ü cemâlinde durur yay gibi
Cenge hazır sanki celâl kaşların
LÜTFEDİP GELSEN NİGÂRIM
Dem çekerken bezm-i aşktan şâd olur üftâdeler
Ney'le tambur rast geçerken minnet eyler bâdeler
Lütfedip gelsen nigârım lâl olur hânendeler
Mâh-i tâbın sohbetinden meşk eder sâzendeler
MEVLÂNA
Ulû derviş kemâliyle
Döner Mevlâna Mevlâna
Yanar vuslat hayâliyle
Döner Mevlâna Mevlâna
NASIL ANLATSAM
Nasıl anlatsam âh hâl-i melâlim
Gönül feryâdının sultânısın yâr
Gözümden gitmiyor eşsiz hayâlin
Sabahsız kalbimin külhânısın yâr
NEŞVE-İ MÛHABBET
Neşve-i mûhabbetin şâd ediyor gönlümü
Şevk-u tarâb eyliyor âh şu geçen ömrümü
Âbı-ı hayât gözlerin öldürüyor hüznümü
Şevk-u tarâb eyliyor âh şu geçen ömrümü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!