dilim varmıyor
mevcudu anlatmaya
herkesin gözü önünde
yaşanmakta
ne gören,ne duyan var
üç maymun oynanıyor
sensizliğin mekanı
her yanı
altın kaplamalı
saray olsa
yaldızlı oymalardan oluşsa
dört başı mamur olsa
sen orada
kurmuşsun çilingir sofrasını
tek başına
o güzel ellerinle
sade, itinalı
kırlangıç ürkekliğindeki
uslu çocuk olamadık
anamızın dizinde
kimi
kör kuyuların dehlizinde
kimi
gök kubbenin sessizliğinde
gem vurulamıyor
kışkırtılmış duygulara
almış başını gidiyor
dört nala
ve ardına bakmadan
sınır tanımıyor
yüreğim
gök gürültülü
gönlüm sırılsıklam
bir
umut biriktiririm dostlar
bin umut
gök
tüm hiddetiyle
bağırmaklı
sesi Fizan’dan duyulur
bulutlar hüngür hüngür
salya sümük, ağlamaklı
el yordamıyla
yönümüzü belirleyebildiğimiz
flu günlerden geçiyoruz
ite kaka
zoraki duygularla
hazindir
siyah giyen kadınları severim
çünkü onların yürekleri
yediveren
ve rengarenktir
Ocak 2020




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!