sahip çıkamadığımız
oluruna bıraktığımız
bir arpa boyu yol alamadığımız
yarı çıplak ve alacakaranlıkta
günü kurtarmaya çalıştığımız
kayıp, kaçak ve kaypak duygular
yaşamın
akıl almaz trafiğinde
ne yeşil, kırmızı ışık
ne hız sınırı
emniyet kemeri
ne meskun mahal
vedalaştığımız o akşam
sonu gelmeyen
bitmek bilmeyen
hüzünlü bir şiirin
son dizesi gibiydi
biliyor musun
seni sevdiğimde
ay
sondördündü
o yüzden
sol yanım aydınlık
ve yüreğim yanık
bir önceki gün
birlikteliğimizin son günüydü
duvarın üzerine oturup
bacaklarımızı sallayarak
dünden
o günden
hazan geçti
hüzünden sonra
Ekim de
elini ayağını çekti
bohçasını toplayarak
nazlanıp gitti
asacaklar beni
biliyorum asacaklar
harbiden
sorgusuz,sualsiz
mahkemesiz
yargısız
bilincimle
bile isteye
güle oynaya
ve çocuklar gibi
hoplaya zıplaya
dulundum gökyüzüne
kavaklar pamuklandı mı
kiraz gelir ardından
ve kabuklandı mı yaralar
sonrası ayrılıklar
Nisan 2018
bunca zaman sonra
nihayet anladım
ve artık içselleştirdim ki
gaflet içindeymişim
sana değil
resimlerindeki saflığına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!