İzmit’te amcamın yanında kalıp
patoloji sınavına hazırlanıyordum
sabah kalktığımda
alışık olduğumuzun dışında asker her yerde
işin tuhafı kimse yoktu meydanda
sokağa çıkmak yasakmış meğer
On iki eylülün ilk günlerinde önceliğimiz
“suç unsuru” kitaplarımızı
poşetleyip gömmek olmuştu
amcamın Bahçecikteki arsasına
gördüğüm odur ki
on iki eylül öncesi öldürülen
kıt kanaat
biriktirdikleri harçlıkları
ekonomik ve sosyal zorluklarla
devlet,vakıf kredileriyle
evde,yurtta,parkta
orda burada kalarak
ara sor
araştır
eninde sonunda
altından hep
malum kişi
ayni mantalite çıkıyor
aylardır
görücüye çıkar gibi
süslenip püslendiği
yeşil desenli mutluluklarını
hüzünlerini
dökmekte doğa
yüreğimin zırhına
ne molotof
ne mavzer
ne havan topu işler
sevgiden gayrısı yalan
sadece
anlasın diye
susarsın bazen
tekrar susarsın
susarsın
hiç konuşmadan
susarak bağırırsın
sevgisizliğin yeşertildiği
beslenip büyütüldüğü
anlatım
ve yaşam biçimi yapıldığı
canım toplumda
firarım gönlüne sevgili
açık havada
mesela ormanda
ya da
bir ağacın altında
bir hazan günü
iki boş kadeh




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!