Eminönü’nde soluklanıp
Galata’ ya nazır
vapur iskelesi yanında
yere çömelip ya da
ilişip duvarın üstüne
kalabalık arasından
bizim buralar
yiğitlik kokar
yok öyle dedikodu
alavere
dalavere
ne söylediysen o
bit pazarına düşmüş
haraç mezat
eski eşyalar
ve sevdalar gibi
nostaljik
imrenilesi
masmavi savrulmuşluğumuzda
kuş hafifliğinde yüreğimiz
derinliğine hırpalandığında
yanık türkülerin dizeleri
dökülür dilimizden
peş peşe
tam alıştım derken
bu şehre
olmadık şekilde
gidiyorum gizlice
sevdamı uyandırmadan
bir gece
acılara
feyk atmalı
feleği şaşırtmalı
öyle ki
kendisi de şaşırıp kalmalı
ders almalı
bir yaz esintisi
yelkenleri doldurduğunda
gökyüzüyle
göz göze geldiğimde
bir baksam
elinde çantan
sevgisizliğin yeşertildiği
beslenip büyütüldüğü
anlatım
ve yaşam biçimi yapıldığı
canım toplumda
firarım gönlüne sevgili
açık havada
mesela ormanda
ya da
bir ağacın altında
bir hazan günü
iki boş kadeh
“çocuklar ölmesin” diyenlerin
“terörist” ilan edildiği ülkede
en insani duygularla haykırıyorum
binlerce kez
hiçbir koşulda
bahaneyle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!