gerçekler
Ağustos sıcağı gibi çarpar
insanın suratına suratına
inadına
perişan olur hayaller
yaşam pratiğinde
güzelliklere göz kırpıp
güneşe gülümseyebilmek
tüm benliğimizle
direnmek
yaşamın yüzsüzlüklerine
kahpeliklerine
kör-topal
ağır
aksak da olsa
eninde sonunda
adalet
ve hak yerini buluyor
ateş
ve kan kusan
tank paleti geçmiş gibi üstümden
yorgun
kırgın
ve kızgınım
boş vermişlikler
yankılanıyor duvarlardan
geçmişin hıncını alırcasına
bitmek bilmeyen
bir hesaplaşmadır gidiyor
nereye varacağı belirsiz
hep
az olanın
ezilmişin
kuşatılmışlığın tarafında
yer aldık
onurlu duruşumuzla
çaldığı düdüğün huzuruyla uyuduğumuz
mahalle bekçisi
köyünün delisi
semtin postacısı
bakkal amca tanışıklığından
komşu sıcaklığından
zar zor
tutunduğumuz hayatta
bir baktık
el ele tutuşarak
halka olmuşuz
binlerce
illegal sevdalarımızın
suikastlarda hunharca kaybedilişine
umutlarımızın
alçakça katledilişine
kanıksadığımız
kahpeliklere alıştık artık
bizi bizden alan
sevgiyle ıslatan
çocukluğumuzun yağmurları
yağmıyor artık
kar taneleri dans etmiyor
aylarca kaplamıyor yolları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!