yaşatmak için
dolaşır damarda
kan
en uç kılcala varana
akıtmak değil mesele
yaşama tutunmak gerek sıkıca
memleketimizde
havaalanı yok ki
bu kadar uçak niye anne
sessizdi bizim buralar
kuş konmaz
kervan geçmez
kalabalığın toplanıp
dört bir tarafından
omuz vererek taşıdıkları
tahtadan mekanı
nasıl reva gördüler sana
çürüyeceğini bile bile
katliamların sıradanlaştığı
ölümlerin kanıksandığı
hatta
fıtrattan sayıldığı
öldürenlerin korunup kollandığı
doğadaki canlılara
zorunluluklarda
yoğunluk
sıkışıklığım
ve gönül yorgunluklarımda
açık bıraktığım çıkış kapım
tükenmişliklerde umudum
terasında güvercinlerin volta attığı
tentesinde kuşların cıvıldaştığı
bahçesinde çocukların
hayvanların oynaştığı
alabildiğine özgür
yüreği geniş
ellerim titrer
kulaklarım uğuldar
sesini duyamam heyecandan
adın geçince
lal olur
sözcükler boğazıma takılır
duygu depremselliğinde
iğne ile mevzi kazıp
yıkımları engellemek
sevdayı sığdırabilecek
yaşam alanı oluşturmaktır
tek isteğim
yılın son günü
dışarıda fırtına
donuyor dünya
yine de devam dönmeye
üşüyor vicdanlar
insanlık yok denecek kadar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!