yürekten aldığınızı
götürün yüreklere
haberim bekleyenlere
yarışamaz sizinle
ne postane
ne tayyare
utanç içinde
ağaçlar
çırılçıplak
boş kaldı
salıncaklar
hamaklar
yılın son günü
dışarıda fırtına
donuyor dünya
yine de devam dönmeye
üşüyor vicdanlar
insanlık yok denecek kadar
gülüm
attığın taş
camımı kırsaydı keşke
tuzla buz edip
penceremi
çerçevemi
Ayşem
dallı güllü fistanın üstünde
saç ögrüsü yelek
yüzün adeta bir melek
terden ıslanmış başörtün
zar zor kaldırdığın
alfabenin
ilk harfiyle başlayıp
son harfine gelirim
yine de AZ gelir
sevdanı anlatmaya
onurlu yaşam kavgasında
kan değdi
güvercinin kanadına
gaz sıkılarak yaralıya,ölüye
zulmedildi
barış boğulup
varsınız ya
beni benden çalan
aklımı başımdan alan
sevgi yumağı yaratıp
destan yazdıran
üzüntülerinizle kanatan
parlaktı gökyüzü
Ankara hazanında
kuşluk vakti
barışa karartma uygulandı
öyle bir patlama ki
Ankara kalesinden
secde eder gibi
inandığım
yürek ağrım
iç sancım
karanlıkta ışığım
tespih çekercesine sabrım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!