eskiden
kurtuluş günleri vardı şehirlerin
kutlanırdı coşkuyla
şimdilerde
katlediliş günlerine bıraktı yerini
üzüntüye
yer altında
Ankara’da
ya da Dağlıca’da
ülkenin dört bir yanında
yiten canlar
son bulan yaşamlar
benim ülkemde
yazar çizerin
sanatçının aydının
gazetecinin
konu aramasına gerek yok
malzeme o kadar çok ki
alfabeden önce öğrendim sevmeyi
ve aşkı yazamadan ölmeyi
Eylül 2014
sanki dünyanın bütün dertleri onun
Karadeniz’de batan gemi de
yüz kasları sürekli gergin
kaşları çatık
suratı düşmüş
asık suratlı yaşamın
derinliğine
hücre içinde
eski yaramsın
iyileşsen de
izi kalacak olan
sıcacık odada
perdeyi kenara çekip
yağmuru izlemekle
sırılsıklam olmak
ayni yağmurda
farklı iki tutumdur
kimsenin
elinde değil
dinini
mezhebini
doğacağı coğrafyayı
anasını babasını
babasını kaybetmiş
çocukluğunu arayan
yetim çocuklar
abisini,amcasını
annesini kaybetmiş öksüz çocuklar
baharın coşkusunu yaşayamadılar
hırslara yenik düşmemeli
şu kısacık yaşamda
ne oldum dememeli
kibire duvar örmeli
küçümsememeli kimseyi
haddini bilmeli insan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!