çocukluğumda kaldı
harbiden özlemişim
yosun tutmuş derelerini memleketimin
iri taşlara basarak karşıya geçişlerimi
kenarında
kumdan ev yapışlarımı
kemiksizdir insanın dili
ayırt etmeksizin
söyler ağza geleni
oysa
tutarlılık eylemde
ne yaptığını bilmede
Eylülü Ekime bağlayan
ılıkla soğuk arası
sonbahar klasiği hayatta
öne çıkan
yiten umutlardı
bir de
gökyüzüne
bulutların üstüne
merdiven dayadım
güneşe uzanıp
çocuklara vermek için
ne yazık ki
yetmişlerde genç demek
mangal gibi yürek
kelle koltukta gezmek
dar ağaçlarını izlemek
için için üzülmek
parkayı sırtına geçirip
tulumu sırtına
çizmeyi ayağına çekip
yer altında
madeni çıkaran da
dağları delen de
demiri eriten
lastik patlayıp
kalsa da yolda
dişliler bozulup
çark etse de
yarım kalmaz
hiç bir sevda
kenetlenmek
yetebilmek kendimize
ve yetinebilmek
saygımızı yitirmeden
hayatın zorluklarına göğüs germek
direnmek yozlaşmaya
yazık oldu
bu ülke insanına
korkuyla
baskıyla
yıldırmayla
iki ateş arasında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!