yazıldı bir kez
nerden
ve nasıl bakılsa
kolayca okunan
helal kazanca
ter akıttığım
ve onca zulme direnirler
savunmasızlıklarıyla
keyfi ve tehditkar
ne ağızları var
ne dilleri
tek kelimeyle zavallılar
yapraklarını dökmüş ağaç gibiydi
çırılçıplak
su gibi akıp giden
değişime ayak direyen
hızla ilerleyen
ve hoyratça tüketilendi zaman
ay ışıltısı
barut fıçısı
kıskanılası
ciğer parçası
başkaldıran acısı
güneşten kopan
küçücük vücuduna sığdırdığın
kocaman yüreğinle
boyundan büyük
işler yaparsın
en başta
ekmeğini paylaşıp
yanındakiler dağıldığında
birer ikişer
vicdanınla
yüreğinle
kendinle
kalırsın ya baş başa
öyle bir şey ki yaşam
her gün
yeni şeyler öğretiyor sana
ders niteliğinde adeta
öğrenmenin ne maliyeti
ne yaşı
ilkbaharı müjdeleyen
ardıç kuşu gibiydin
aydınlığa en çok
ihtiyaç duyduğum anda
yüreğimde
bin bir güçlükle sakladığım sevdamı
her nedense
bu meret
her daim aynı tadında değil
bazen susuz bile içilir
bazen suyla içilmez
illa peynir olacak yanında
kanadından vurulmuş serçe
haberi yok
o gidebildiğince gitmek
uçmak derdinde
ve uçar gücü yettiğince




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!