uzakta olsa
görmesen
gitmesen
gelmesen de
varlığını
orada olduğunu bildiğinin
“elbet bir gün” dediğimiz
hayallerimiz
hayat bulmadıysa çirkinliklerde
bir gün
ütopya olmaktan çıkıp
hayata geçmeyeceği anlamı taşımamalı
çocukluğumda kaldı
harbiden özlemişim
yosun tutmuş derelerini memleketimin
iri taşlara basarak karşıya geçişlerimi
kenarında
kumdan ev yapışlarımı
sensizliği yudumladım
sabah kahvaltısında
ve çilingir sofrasında
günler
aylar boyunca
meğer
varlığı
kalbime zarar biliyorum
kanatır
her geçen gün
yokluğu
daha da zarar
kış kıyamet de olsa
kar kapatsa da her yanı
yükün umutsa
ve ulaşacaksa
değiştirme yolunu
hedefe ulaşmadaki kararlılığını
yazık oldu
bu ülke insanına
korkuyla
baskıyla
yıldırmayla
iki ateş arasında
yetmişlerde genç demek
mangal gibi yürek
kelle koltukta gezmek
dar ağaçlarını izlemek
için için üzülmek
parkayı sırtına geçirip
tulumu sırtına
çizmeyi ayağına çekip
yer altında
madeni çıkaran da
dağları delen de
demiri eriten




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!