(Selam Turan Erlerine, Kelam Şehadet Güllerine…)
.....
Gördüğün kâbusları, hayıra yoracaksın
Bir çocuk elinde ki uçurtma olacaksın
Muhannet cananının, damına konacaksın
(Kurutulmuş Gamze Pınarı, cevapsızdı ıslığıma...)
.....
Aşiyan viranesi, hüznüme hüzün katar
Sisler ardına kaçmış, küskün Kozan Kalesi...
Kesilmiş ağaçlarım, döştüme bıçak atar,
KÜSTÜ BANA
Biricik sev, biricik iç
Uzak şimdi, kaçtı benden…
Yokluğunda, bir hiçim hiç,
Küstü bana, kaçtı benden
KÜTAHYA’DA ARZUMUZ
Dün geceden mahsunuz,
Çinili Vazoda’yım...
Kütahya da Arzumuz.
KULAKLARIN ÇINLASIN
(Beste: Şekip Ayhan Özışık Güfte: Ülkü Aker)
Bilmem ki neden, niye, içimdeki bu hüzün?
Sızım sızım sızlıyor, derinlerde bir yara…
Buharlaşır yağmuru, uykusuz iki gözün,
KÜLLER
İki gün de bir,
Bir kaç saatlik uyku
O da bedenimin, yorgunluğundan.
Adana'dayım ya.. Dünya bu kadar güzel ya!
KUMAR
Dedim ki söyle reis, şu denizler kaç kulaç
Dedi ki gökte gün, ay, ve yıldızlar aşka aç…
Zaman mekan değişir, dalga dalga boyutlar
Erdim dilin ardına, gördüm; sevgi ihtiyaç.
KÜN FEYEKÜN
(Kanmasaydı Adem,uslu dursaydı Havva
Ne işimiz vardı dünya çukurlarında?
Kalırdık cennette,
Bir elimiz yağda,bir elimiz balda... Nimet Öner)
(Ahmet Özhan – Biraz Kül, Biraz Duman nerelere götürdü...)
...
Mecnun bir köye girer... “Leyla buradan gelmiş geçmiş..” derler... Bir kenarda mikin miskin yatan köpeği yakalar, köpeğin gözlerini öper... Öper, Öper... “Neden köpeğin gözlerini öpüyorsun Mecnun” diye soranlara “O gözler Leylayı Gördü...” Dizeleriniz hiç ilgisi olmamansına rağman bu hikaye’yi hatırlattı bana... Devamında bir küçük hatıra daha... Ticaret Lisesi’ne Adana’dan gelen ve aklımı başımdan alan biri vardı... O zamanlar böyle ortamlarımız yoktu... Yanıp tutuşuyoruz ve okul bitene kadar tek kelime konuşamıyoruz.... Ne zaman karşılıklı burun buruna gelsek, iki dilsiz ve zangır zangır titreyen saf aşık... En yakın arkadaşım “Lan oğlum o çarpık bacaklının neyine tutuldun Allah aşkına...” demişti bana... Ben omuzlarına dökülen saçlarına, hatta sadece bana buruşturduğunu gördüğüm burnu na değil de yüreğine vurulmuştum... Yirmialtı yıl sonra yiğenime “benim için ölüyordu şiirler yazıyordu amcan şimdi ne yapıyor dediğini duyduğumda... Yine o titremeye tutulmuştum...
....
“Tarif edilemez ki sevda denilen meret
(Elnare Abdullayeva - Deyme,Deyme (5de5) Dinlerken...)
.....
Biliyormusun bugün
Bir fısıltı duydum aniden
Şükrettim, teşekkür ettim Tanrıma...
.....




-
Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem
-
Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem
-
Ömer Ulu
Tüm Yorumlarson şiirleri şairin,biraz özlem,biraz nedamet..kokuyor gibi..
yada bana öyle geldi..
yeni yeni şiirlerinizi de görmek bizi mutlu edecektir
Değerli Kardeşim;
uzun zamandan sonra şiirlerimi antoloji de paylaşmaya karar verdiğim gün senin bir şiirini okumak(ahval) hoş bir sürpriz oldu.allah yolunu ve bahtını açık kalemini daim etsin.İyi Bak kendine Nebi Bey.