YILGIN YAĞMUR DUASI
Doğ deyince doğduran, ol deyince olduran,
Boğ deyince boğduran, dol deyince dolduran
Sor deyince sorduran, sol deyince solduran,
………… Öl deyince öldüren, Yari sevdiren Rabbim,
YILGIN YAĞMUR ERDOĞMUŞ YOLUNDA
Aniden esiyor işte
Biniyorum
Şahlanıyor Gümüş Anka
Eski Dayınlar’da
(Barış Manço - 40 Yıl Şarkısını dinliyorum gözlerimi kapatıp...)
.....
Ebedi sevgiliyi arıyor herbir şair,
Kimi hava, kimi yer, kimine mekan bahir...*
Ya kılıç’dır, yada kıl... Sır, gönül aynasında
Hayat; doğmak ve ölmek... Dünya, ahret vesair...
YILGIN YAĞMUR, TANRI VAR…
Dünya denen zindanın sırrını çözememiş,
İkilik, biz olmaya, her yolu kapar gibi…
Gönül denen doyumsuz, kervanlar düzememiş
Samanyolu içinde, her ruhun kopar ipi.
YILGIN YAĞMUR'UN İSTANBUL'U DEĞİLSİN
Bir İstanbul hayal etmiştim
Birazcık Mehmet Akif
Safahat'ın sayfalarında çamurdan sokakları
Birazcık Tevfik Fikret
Şu an yağmurların da üstündeyim
Efkârımdan çatılmış kaşlarımla…
Akdağ karlı, ayaz… Ben düşündeyim
İçim lav denizi, gözyaşlarımla!
…..
Tek kişilik tiyatro, doğum ölüm arası
El parası saymaktı, emeğimin parası
Dokuzum da başlamış, yüreğimin yarası
............ Bana ayrılık diken, sana mutluluk hazı
............ Yalnız kalemle kâğıt, Yılgın Yağmur’un sazı!
..
YILKI ATI, BİR HİKÂYE, BİR ŞİİR
1970-1972 Yıllarıydı…
Her sene yazın gittiğimiz, Çadırçukuru yaylamız da akşama doğru meydana 5 mi 7 mi hatırlayamadığım yularsız, eğersiz atlar girmiş, arkasından da 6-7 yetişkin insan ellerinde sopalar, iplerle peşlerinden gelmişlerdi… 3-5 büyüğümüz de onlara katılmış, meydanı çembere almışlardı… Boz renkli eski şapkalı, en kısa boyluları olan, (Sarı Mustafa’ydı galiba adı…) doru yılkı… doru yılkı’yı yakalayın diye bağırıyordu… Allah Allah!.. doru bir renkti ama yılkı neydi? Baba doru yılkı ne demek dedim… Babam “Oğlum atları serbest bırakırlar, vahşileşir, yabanileşir uzun süre dağlarda gezerse… O atlara Yılkı atı derler…” demişti…
YA UMURSAMAZLIK ZIRHI
Bir kelebeğin kanadında, yan gelmiş zevkle,
Dinlenirken gördüm ölümü bilmem ki kaç kez…
Her seferinde gülümseyerek dedi “biraz bekle.”
Dolunayın fısıltısı şuydu; “aynaları kır, nefsini ez.”
…..
Aynama her bakışta, geçmişe dalıyorum
Bugünüme küserek, “HİÇ MİŞ” e kalıyorum
Dilime bir kelepçe biçmiş’e çalıyorum
………… Suya düşmüş hayaller, cartlar kanisindeyim




-
Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem
-
Deli Diyorlar Bana Desinler Değişemem
-
Ömer Ulu
Tüm Yorumlarson şiirleri şairin,biraz özlem,biraz nedamet..kokuyor gibi..
yada bana öyle geldi..
yeni yeni şiirlerinizi de görmek bizi mutlu edecektir
Değerli Kardeşim;
uzun zamandan sonra şiirlerimi antoloji de paylaşmaya karar verdiğim gün senin bir şiirini okumak(ahval) hoş bir sürpriz oldu.allah yolunu ve bahtını açık kalemini daim etsin.İyi Bak kendine Nebi Bey.