Tüzüge uymaya niyet güzelse
Dostluğa uzanan eldir TATLIDER
Özünü okşayan koku özelse
Dikenden sıyrılmış güldür TATLIDER
Derinlere iner kök haznesiyle
sana ateş degse ben yanarım
sen üşüsen inan ben donarım
sana tokat atanı ben sorarım
sen toysun anlayamazsın coçuk
kim kimdir kim nedir bileceksin
Çaktırmadan gelip geçti seneler
Ardı sıra sayamadan tükendim
Bakakaldım boşalırken haneler
Gafletimde uyanmadan tükendim
Sema dedim anlamadan dünyayı
unut dediler unutamadım
ben gönlümü avutamadım
bu derde bi çare bulamadım
ben seni hiç unutamadım
verdigin gülü sakladım
Yazılmadık ne kadı ki, yazayım
Kızılmadık ne kaldı ki, kızayım
Sorulmadık ne kaldı ki, sorayım
Herkes bir şey yazar, bozar vesselam
Bizim burda şenlik var
Atıyor ha atıyorlar
Pişkinlik var hinlik var
Çatıyor ha çatıyorlar
Ferhat uzak Şirine
Ahım bende zarım bende
Beni baglayan var bende
Bana kurşun kar etmezdi
Ayrılık yarası var bende
Bu derdin dermanı sende
Şu dünyada Ne yaşadım
Ne bir gün gördüm
Ne dosttan yüzüm güldü
Ne de yârdan
“ VELHASIL “
bakman benim güldügüme
derinden özüm yaralı yaralı
göz yaşım damlar oldu aşıma
derinden gözüm yaralı yaralı
gören beni yaşıyor sanıyor
Hasretini çektim gönül yurdumda,
Sen bana bir defa yâr diyemedin.
Ben senli binlerce hayâl kurdum da,
Sen bana bir defa yâr diyemedin.
Her zaman felekten tokat yesem de,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!