nasip değilmiş mutluluk demek ki bu ömürde
gülüşlerin ardında saklı kalan bir sızıymış sevda
biz güneşin doğuşunu beklerken akşamın karasında kaldık
yollarımız birleşecek sanırken uçurumlarda ayrıldık
her nefeste bir umut büyüttük saksıda solan çiçekler gibi
su verdikçe kuruyan toprak misali bereketsiz bir bekleyişti bu
gözlerimin içine bakarken gördüğün o ışık söneli çok olmuştu
şimdi hangi rüzgar savurur tozlu hatıraları bilinmez
yüreğimde bir yük gibi taşıdığım sessiz feryatlar
duvarlara çarpa çarpa yankılanan dilsiz bir ağıt bu
ellerim uzansa da yetişemediğim o uzak limanlar
gemileri çoktan kalkmış bir yolcunun çaresizliği içindeyim
kaderin kaleminde bize yazılan tek satır hüzünmüş meğer
ne bahar geldi kapımıza ne de bir kuş kondu penceremize
sadece ayazın keskin kokusu kaldı avuçlarımızda
bir masalın sonu gibi değil de hiç başlamamış bir hikaye gibi
nasip değilmiş mutluluk dedik ve sustuk sonunda
gökyüzüne bakıp da dilek tuttuğumuz o yıldızlar bile söndü
yorgun bir savaşçı gibi bıraktık kılıcı kalkanı toprağa
yenilgi değil bu sadece vaktin bittiği o son durak
belki başka bir evrende belki bambaşka bir hayatta
mutluluk denen o efsane bizi de bulur bir kuytuda
ama şimdi sadece susmak ve gitmek düşer payımıza
nasip değilmiş mutluluk bu garip dünya sofrasında
Kayıt Tarihi : 15.05.2026 12:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!