Familyamızın o hiç sönmeyen feneri,
Tüm zorluklara göğüs gererek dik durdu.
Asırlar geçerken yıkılmaz o ulu ruh,
Bizi şefkatiyle her an kuşatacaktır o.
*
Yumuşak dizinde birer can büyütürdü,
Ak tülbentler ile sarıp koruyan o el.
Ninniler söylerdi derin uykularımızda,
O müthiş sıcaklık bir hayal gibidir artık.
*
Avuçlarda kaldı sadece gümüş bilye,
Yetmiş yılı devirip geçen uzun rüya.
Kim gerçek kahraman kim ise sadece yalan,
Artık her yaşanan birer masal gibidir.
*
Gurbette yaşamak gerçekten çok çetin iş,
Zar zor birikirdi ekmeklik olan akçe.
Tarlalar ev oldu, buğdaylar ise saman,
Kaybettik bağları, bahçeyi ve yeşil dalı.
*
Yavrum gel yanıma, sesimi duy sen hemen,
Dinle anlatır bak, bu yaşlı ihtiyar zat.
Kaynat tencereyi, pişsin o güzel yemek,
Uyansın zihninde o müthiş anıların.
*
Dokudun mu sen hiç o destansı kilimi?
Torbalar dolardı taze meyveler ile.
Dereler akardı, çayırlar ise yemyeşil,
Her mevsim doğardı onca minik kuzucuk.
*
Yamaçlar süslenir kırlarda yaz gelince,
Beyaz giysi giyer fani olan her beden.
Çileli vakitten kalan son bir hatıra,
Ninemizin nasırı nakışlı heybede.
Kayıt Tarihi : 1.05.2026 20:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!