Ben o kayalıklardan değilim
Ben esip gürleyen o ağaç dalı hiç değilim
Ben bende yiten bir bilinmezliğim
Duygularını derme çatma yaşayan bir bilinmezlik.
Kendi dünyama hapsettim benliğimi
İç çekerken kırdım tüm kelimelerimi
Son bir defa diyerek yanılttım kendimi
Son enkazdı kalan sonsuz daimi
Aldırmayıp düşürdüm tek tek yıldızlarımı
Ben denizde
Akıntıyla giden bir gemiydim
Sahilim yok , kıyım yok , rüzgar yok
Her dalgada kendine esir olan
Bir tufanda dağılacak kadar hassas bir gemi
Ellerimin güneşi kucakladığı zaman
Gençken basmalı sert taşların üzerine
Oturmalı deniz kıyısına
Denizi çekmeli bir nefeste içine
Oh be demeli demek yaşamak böyle bir maviymiş !
Ruhumdan sızan derin karanlıklara inat
Neredeysem aslında yokum
Çelişki içindeyim bir akşamın mehtabında
Sızlanıyorum, duyuyorum , görüyorum
Sancım geçmiyor bu sağır kulaklara
Kalbimin dört köşesi varsa şâyet
Her birine ektim zarafet
Râb halime et merhamet
Ben de sen varsın yok şikayet .
Düştüm , kalktım , çocuktum
Bu derdin beni boğduğunu söylemeyecektim .
En kuytu köşelerde saklanacaktım.
Bulmayacaktı beni kimse.
Yürüyecektim olmazlara inat
Delilik bu ya belki de delirecektim!
Kendini kendi yalnızlığına mahkum etmiş
Elleri kolları sarılmış
Yüzüne taktığı sahte bir gülümsemeyle
Merhaba diyordu .
Merhaba sevgili sevgisizler !
Bazı kafesler kırılmalı
Açılmamı özgürlüğün kanatları
Yahu hangi düzenin karmaşası bu
Nedir bu hengâme , alçak düzen
Yok sayıyorum tüm sivri dilleri
Kendimle baş başa kalmak istiyorum
Gökyüzünü çekmek istiyorum içime
En sevdiğim kırmızı tokamı takmak istiyorum
Geç değil ben kalmak istiyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!