Seni düşünmek;
Karanlık bir dehlizde paslı bir çiviyi sökmek gibi,
Hani o kör kuyularda birbirini bulan iki sağır dilsizdik,
Senin karamsarlığın benim efkârıma değdi de
Yaralarımızdan güneş sağdık, çiçeğe durdu bu bozkır.
Aramızda yollar; bir yılan gibi çöreklenmiş uykumuza,
Kilometreler, aramıza çekilen o soğuk ve demir perde...
Ama duyuyor musun?
Aynı anda susuyoruz, aynı anda kanıyor içimiz,
Sen bir iç çeksen, benim göğüs kafesim çatırdıyor,
Bu aşk değil be gülüm, bu ruhların o kadim sözleşmesi.
Sen benim öte yarım, sen benim kopan parçamsın,
Duaların, rüyaların o görünmez ipliğiyle bağlıyız.
Tesadüf dedikleri; bizim aynı yangında kül oluşumuz,
Tesadüf dedikleri; senin sesinde benim kimliğimi bulmam.
Bak, dindi o eski sızılar, o zehir zemberek ağrılar,
Birbirimize merhem olduk, birbirimize yurt.
Hangi harita çizebilir ruhumuzun vuslatını?
Hangi mesafe bölebilir tek bir yürekte atan bu nabzı?
Sen orada bir nefes al, ben burada dirileyim,
Öyle kutsal bir bağ ki bu; hani bir canın iki bedende soluması,
Öyle bir sevda ki; hasretinden prangalar çürüttüğüm...
Kayıt Tarihi : 30.04.2026 19:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!