Neden geldim bu Cihana,
Bilemezsem yazık bana.
Hak yolunda Hak’tan yana,
Yelemezsem yazık bana.
Bülbül edip dillerimi,
Mala mülke tapınmak, kötü huyun meşrebi,
Cehaleti duruyor, görmüş amma mektebi,
Altın semer bağlasan, adam etmez merkebi
--Söz meclisten dışarı, ağalarım beylerim,
--Halinize gülmeyi gülmemeye yeğlerim.
Hüküm vermek çok zordur hiçte kolay sanmayın,
Zan la verilen karar zaradır aldanmayın.
İki gözüm var diye şaşı görmek gerekmez,
Hakikati bilmeden haksızlığa kanmayın.
Başka rakip aramaz kendisiyle yarışan,
Karışırsa her şey nis’e,
Ne lokmamız, ne nan kalır.
Âşık, maşuk, aşk bir ise,
Ne tarafım, ne yan kalır.
İflas etse dükkânımız
Kendi nefsin kınayıp,
Yerenlere aşk olsun.
Hakikati arayıp,
Bulanlara aşk olsun.
Kimim,nasıl,neyim ben,
Ateşleri YAKAN ATEŞ
“Sefil Selimi’ye”
Bire gönül seni sorana deki;
Ateş beni yakar,bende ateşi,
Aşığın aşkına cehennem ne ki?
Gönül kubbem bulutlarla dolunca,
Şimşek gibi çakar çakar ağlarım.
Bu sıkleti taşıyamaz olunca.
Sele döner, akar akar ağlarım.
İlimiz Kayseri, ilçem Bünyan’dır,
Ağzı olan konuşur ölçüp tartıp biçmeden,
Şarabı duyar duymaz, sarhoş olur içmeden.
Ne söylesen ayıkmaz, aklı başından gitmiş,
Uşak olmak nesine, kendini kral etmiş.
/Abdullah Güneş’e/
Hayâli gölgeli,düşleri yorgun,
Müjdeler kapımı çalmadı diyor.
Ömür girdabından yedikçe vurgun,
Sabra tahammülüm kalmadı diyor.
Gözlerimin yaşı kaybolup gider,
Bulutlar göz yaşı döktüğü zaman.
Şimşekler benzimi perişan eder,
Şiddeti belimi büktüğü zaman.
Bir sönmez cehennem olsa da payım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!