Beni bana bildirecek,
Hızır gibi ilim ola.
Ağlar iken güldürecek,
Kadir gibi bin-im ola.
Ağrı dağı, var başımda,
Cahilin yanında tavşan kesilip,
Dilsiz şeytan gibi susmayın yeter.
Tavşanı görünce aslan kesilip,
Âlimin sesini kısmayın yeter.
İçinde ne varsa bulup suretin,
Bu dünyada huzur ararsan gönül,
İncitme, incinme, kalp kırma yeter.
İnsanlık şerefi en büyük ödül,
Bir kıymet bilmeze kaptırma yeter.
Düşmanına bile hor gözle bakma,
Kapitalist sistemde tefeci yasallaştı,
Fukaranın sırtından kârı dağları aştı.
Kılıfı da hazırda, adı yasal faizmiş,
Kurumlar devlet gibi, ne halt etse caizmiş.
Gönül ocağında, tavlı yüreğim,
Ateşte kızardı, demircesine.
Cehenneme döndü, şaştı feleğim,
Kemiklerim yandı, erircesine.
Beynimde balyoz var, başım örs oldu,
İğnenin deliğini tünel gibi uzatmış,
“İplik gibi incel de, geç git” diyor buradan.
Baştan sona dikenli, üstelikte tuz atmış,
Yaramı azdırmaktan zevk alıyor yaradan.
Hiç ışık görünmüyor tünelin başındayım,
Geç deryayı, ırmakları çayları,
Usul usul derelerden ak hele,
Dolanda gel, bahçeleri, bağları,
Güldürdüğün çiçeklere bak hele.
Özen göster, sazlıktaki kamışa,
Canlardan bir cana, zulüm gelince,
Genizler yanıyor, ah mı tükenir?
Huzuru katledip, çile verince,
Heyhatlar, keşkeler, vah mı tükenir?
Bıçak ağzı gibi, sivri düzlerde,
Körlüğümü görmeden,
Elde kusur var sandım.
Kibri yere sermeden,
Tevazuu ar sandım.
Onu bunu karadım,
Bir ismin tekrarı anmak değildir,
Zikir’in ilk başı, sondan içeri,
Toprak, bitki hayvan, ille insanın,
Hayati mimarı, genden içeri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!