Canlardan bir cana, zulüm gelince,
Genizler yanıyor, ah mı tükenir?
Huzuru katledip, çile verince,
Heyhatlar, keşkeler, vah mı tükenir?
Bıçak ağzı gibi, sivri düzlerde,
Gönül ocağında, tavlı yüreğim,
Ateşte kızardı, demircesine.
Cehenneme döndü, şaştı feleğim,
Kemiklerim yandı, erircesine.
Beynimde balyoz var, başım örs oldu,
İğnenin deliğini tünel gibi uzatmış,
“İplik gibi incel de, geç git” diyor buradan.
Baştan sona dikenli, üstelikte tuz atmış,
Yaramı azdırmaktan zevk alıyor yaradan.
Hiç ışık görünmüyor tünelin başındayım,
Körlüğümü görmeden,
Elde kusur var sandım.
Kibri yere sermeden,
Tevazuu ar sandım.
Onu bunu karadım,
Canlardan birisin, iyiki doğdun,
Benim tatlı, şirin, melek Zeynebim.
Koyu karanlığı, nurunla boğdun,
Seninle dönerken felek Zeynebim.
Dedenin kalbine tahtını kurdun,
Nedendir içimi kemiren korku?
Nedendir bilmem ki bu kaygı,keder?
Beyin,kazanımda kaynayan tortu,
Beni ateşlere pervane eder,
Her nefes alışım boğuk ve sıcak.
Şu koca şehirde,şehirden büyük,
Görüp bilmediğim yüzün var bende.
Küçücük kalbime yüklendi bu yük,
Bu gün ağlamaklı hüzün var bende.
Ey çılgın sevdâlım,deli yürekli.
Aşkın balyozunu gönül örsüme,
Bir lâhza durmadan indir güzelim.
Yada Azrail’in çöksün göğsüme,
Ağrımı temelli dindir güzelim.
Yaşatmak istersen âsûde yaşat,
Yakarsan yakar seni,
Ateşle oyun olmaz.
Anlarsan dinle beni,
Ateşle oyun olmaz.
Bir kıvılcım nihâyet,
Yaş kemâle erse,saçlar aklaşsa,
Gönül arzularsa sınır tanımaz.
Mevsim hâzân olsa,ölüm yaklaşsa
Gönül arzularsa sınır tanımaz.
Ne utanma bilir,nede ar bilir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!