Bir yüzün masum çocuk
Bir yüzün dişi şeytan
Seni düşündüğüm her an
Gönlümü sarıyor alevler
Yok ediyor varlığımı zaman
Demek ki
Dönüp gerilere bakıyorum
Tanrım ne kadar yorulmuşum
Ne çok dertler edinmiş
Ne gereksiz koşuşturmuşum
Oysa hayat çok basitmiş
Bir kır kahvesinde oturup
Ustasının önüne gelince
Ham taş sormuş;
“Yontup da beni ne yapacaksın? ”
“Ölçülü, düzgün ve pürüzsüz bir taş olacaksın.”
“Ya sonra? ”
“Tozlar ve kirler barınamayacak
Neden varolduğunu
Düşünmüş insanoğlu
Sonra Tanrıyı keşfetmiş
Umudu, sevinci, çaresizliği
Anlam kazanmış varlığıyla
Ve derinden
Düzenden
Düzensizliğe
Akıyor bütün evren
Pırıl pırıl ışıldıyor gençklik
Yeni bir gün
Yeni bir insan
Mutluluk bugün kaderin
Gözlerin ışıl ışıl ve derin
Ne güzel de bir gelin
Oluvermişsin Sevim.
Dilerim ki Tanrıdan
Boş kalmasın ellerin
Sen, sevgimi taşıyamazsın inan! ..
Ağır gelir yüreğine bu coşku,
Ezilir üzülürsün.
Nasıl katlanabilirsin ki,
Körpe ve pembe umutlarının
Narin ve kanatlı duygularının
Ok gibi fırladı araba! ..
Dizlerimi sıyırdı geçti...
Karşı kaldırımı
Kaybediverdim bir an.
Hayat, pamuk ipliğine bağlı...
Neden bu kadar dalgınım?
Gördün işte! ..
Serüvenin hepsi bu kadar.
Ya sonra?
Biteviye bir yaşam var önünde.
Masal bitti! ..
Ve şimdi kapandasın.
Bırak,
Aşk için yazayım! ..
Ben sevdanın
Ben sevdalıların sesiyim! ..
Sen de yüreğini bana çevir
Her isteyen sevdalıya
susmayacak suskun sevdalarımıza ses olan şair.sesin hep duyulsun hiç eksilmesin.