Hafızamın derinliklerinde bir ışık yandı
Oradadır belki şimdi tüm ihtimallerim
Yorgun gözlerim yine hülyalara daldı
Kim bilir kimi ararken çaresizliğim
İçimde yanan tüm o gençlik ateşi
Eskiden olduğum kişi değilim artık, biliyorum
Pencereme vuran gün ışığı ısıtmıyor artık içimi
Caddelerde fütursuzca koşacak gücüm de kalmadı
Bunu her an hissediyorum, ben o eski adam değilim
Bir martının çığlığıyla ürpermiyor artık kalbim
Bozuk bir saatin kadranlarında
İçimizde gizli, sessiz bir gururla
Saniye sayarken kavuşmamıza
Düşüvermişiz zamandan
Bir antikacının tozlu dolabında
Doğmasın güneş üstümüze, ve karanlık
Yayılsın tüm varlığımıza, kabul
Eksilmemesi için bir gün daha
Yüzümüzden gençlik, makbul
Dursun üzerimizde zaman, ve günlerimiz
Başucumda yükseliyor kızıl sislerden bir duman
Boşluklarından ağıtlar duyuluyor irili ufaklı
Çığlıklar, haykırışlar eşliğinde bir söz kulağımda
Kaç kez ölebilir insan, kısa bir ömrün hatırasında
Başucumda parlıyor kızıl bir huzme olmuş alevler
Gözbebeklerin hangi rengi misafir etmiş
Hangi renk parlıyor gözlerinde, bilmiyorum
Göremediğim bir yerlerde oturmuş bekliyorsun
Beni mi, yoksa bir başkasını mı, bilmiyorum
Sende bir şey var biraz bana ait olan
Bin yıl anlatsam anlaşılmayacak bir hissiyat
Bir parçası hayal, bir parçası hakikat
Yankılarda söylenen kısa kısa, ve öz
İçimde anlatılmaz bir alev, bir tahribat
Bin yıllık suskunlukta birikmiş bir gaflet
Ne zaman ki bir esinti gelse geçmişimden
Biraz daha, biraz daha kayıverdim ellerimden
Sonu yok hiç bir düşüşün, ya da kayboluşun
Yahut yolu açılmıyor bir türlü bir kurtuluşun
Ne zaman ki bir şarkıyı söylesem içimden
Bir dilek hakkım olsa şu kayan yıldızlardan
İsterdim kaçabilmeyi, kederden ve acılardan
Bir nefeslik huzuru tadabilmeyi bir akşamüzeri
Bir anında olsun akan saatlerinde hüzne batmadan
Bir dilek hakkım olsa şu kapkara bulutlardan
Bir düş gördüm sandım koyusunda sessiz gecenin
Bir düşüş öyküsü duydum, fısıltısında eski meşenin
Kurak asırların izleri, kabuğunda bir dünya sahnesi
Savruk dallarında gördüğüm, avucumda yaşam çizgisi
Bir düşüş öyküsüydü duyduğum, yaşlı meşe ağacından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!