Anlatılacak lüzumlu bir hayatım yok
Denize benzetirdim seni
Serin gelirdin bana
Öğle vakti gelirdim denize daha çok
Geceden kalmaysam da sabahları
Ayılmak için girer ayılınca çıkar
Derin gelirdin bana
Eylüldür sevda ayı aslında
Köhneleşmiştir sıcaklar üşütür esintiler
Bir gülüş, bir bakış, bir el ister
Sevda da ele benzer
Üşür yokluğunda hissetmek ister
Tenini, terini, saç telini
Bulutlar kirletir gökyüzünü
Mahcup olur bulut ağlar
Ağlar ki gözyaşı temizlesin yeryüzünü
O öldü artık
Mahcup olma bulut ağlama sakın
Benim gökyüzüm tertemiz artık
Kambur bir atın çektiği arabanın sol arka tekeri midir hisler
Sivri bir kayaya çarpmış kırılmış, ezilmiş
Yolun çakılına alışıktır halbuki
Yıpranır elbet ama süzülür hala
Akşam evine ekmek götürebilir mi arabacı
Matem günü müdür bugün
Ben polarımı çok severdim
Temmuz ayında akşam olmasını bekler
Hava biraz serinler ben polarımı giyerdim
Gündüz giyince terliyorsam suç poların mıdır
Hava bu kadar ısınacağını polara haber vermiş midir ki
Kasvet mi gerekir beni araman için
Hayat kısa yol uzunda hani
Hani insanlar ölürdü de yine varamazdı yolun sonuna
Hani dağ idi sen ve hayallerin
Özlem korkutur beni,yollar değil
Ben yine bir tepede durur seni izlerim
Benim hayatım uzun yolum değil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!