Sevdamın işi ne kadar zor, yükü ne kadar ağır,
Kalır sevdası bu duruma, kimi zaman da sağır
Duymuyor ki kulakları hiç, bağır sen ya da çağır
Böyle bir durumdan sevdamın, güzel kalbi incinir,
Kimi zaman atar içine, kimi zaman gücenir.
Bir bahar akşamıydı, vurulduğunda gönül,
Canlanır hayalimde, seninle geçen anlar.
Bir sevda masalıydı, yaşadığımız ömür,
Seni benim gözümle, göremeyen ne anlar?
Şöyle bir maziye bak, neler geçmiş geride,
Sevda nidaları duyulur yürekten...
Sensizliğin bıraktığı acılarla yoğrulmuş,
Gecenin hüznünü taşır içinde,
Karanlığa kucak açan,
Sabahın şafağında ancak, Dayanamayıp aydınlığa kaçan.
Sevda pınarım benim, içinden sevgi aksın,
Kalbe tercüman dilim, gönlüne neşe katsın,
Tene değince elim, derin elimi yaksın,
Söndürmeye ne hacet, alev alev tutuşsun,
Ayrılık kısa sürsün, sevdalılar kavuşsun
Sabahın seher vaktinde
Gözler mahmur bakıyordu
İlk kez gibi ömründe
Gözden kalbe akıyordu
Bindiğimiz sevda treni
Hızla akıp geçiyor senli yıllar
Biz biliriz bunu ne bilsin eller
Söylemez adını lal olmuş diller
Hasretle gönüller tutuştu yandı
Yaşananlar şimdi anıya döndü
Kalbinin kanadı ben olayım,
Pır pır edip uçurayım seni,
Sevda olup gönlüne dolayım,
Erit aşkınla yakarak tenimi.
Sevda yüklü kervanlar,
Sevda yükü ağır gelir kimine
Kimi de boğulur aşk denizinde
Durmadan gider sevdiğinin izinde
Bıkmadan usanmadan
Ulaşılmaz menzile
Sevda ateşinde yanmadan
Sevda ile yanıyor, aşka tutulmuş gönüller
Seher vakti ötüyor, güllere aşık bülbüller,
Kaçan treni beklerken, bak tükeniyor ömürler,
Eğlenelim coşalım, etrafa neşe saçalım,
Aşka kanat açalım, kelebek gibi uçalım.
Sevda yükü ağırdır, her insan kaldıramaz,
Kulak duymaz sağırdır, sazlar çalar aldıramaz,
Yorgan döşek bağırdır, yar uykuya daldıramaz,
Gözleri feda ettik, yarim senin yoluna,
Bitsin artık hasretlik, yeter haydi dön bana,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!