İçimi kaplar ince sızı,
Seni ben özlediğim zaman.
Anlarım banadır o yazı,
İki satır yazdığın zaman,
Yağmur, çamur demem ne de kar,
Bir günüm daha sensiz geçti derken,
Akşam vakti kokun geldi odama,
Gözden hasret damlaları düşerken,
Aradım köşe bucak, ama yoktun.
Bak şimdi beni ne hallere soktun.
Kollarımın arasında sen varsın
Kollarım tüm bedenini sarsın
Aşkım be sen ne güzel yarsın
Seni ne çok sevdiğimi bilemezsin
moncer
Yüreğimi aydınlatan,
Ateş böceğimsin sen.
Ummadığım bir anda,
Karşıma çıkansın sen.
Aşkınla yaktığın tenimi,
Su olup soğutansın sen.
Gözlerinde sevda ışıltısı var
Parlar her gece yıldızlara inat
Beklerim gelmeni ey nazlı yar
Hasretinden kırılır kol ve kanat
Coşar umutlar seller gibi çağlar
Gecenin karanlığı çökmüş şehrin üstüne;
Ne kadar sakin,
Ne kadar sessiz,
Ne kadar savunmasız,
Koca İstanbul...
Sanki bir tek ben ayaktayım,
Horoz sesiyle uyanırdık köyde eskiden...
Koyun ve kuzuların sesi gelirdi komşudan...
Hayvanlar tepiştikçe ara ara,
Şıngır şıngır yoğun bir çıngırak sesi duyulurdu yandan...
Sokakta köpek havlamaları,
Çatılarda kedi miyavlamaları,
Sevda ateşiydi kalbimde yanan
Alevi söndü bak kor oldu şimdi
Bahar çiçeğiydi gönlümde açan
İçimi acıtan yar oldu şimdi
El ele tutuşur gezer tozardık
Yüreğimde açan sevda çiçeğimsin sen,
Seni ne kadar sevdiğimi ah bir bilebilsen,
Yansan sen de aşkımla mum gibi erisen,
Tepeleri dağları aşsan ah bir gelebilsen
Aylar yıllar geçti sen hala bana dönmedin,
Güzel yüzlü sevdalım,
Yeşil gözlü maralım,
Ayrılmayalım ne olur,
Hep böyle dost kalalım.
Parfüm kokulu gülüm,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!