Ey şehr-i istanbul
Hüzünlü şarkılar gibisin
Ezdikce ezersin içimizi
Seni bilmek,sevmek suç mu
Sensizlik hasreti yakar içimizi
Yücelmeye yüceltilmeye yok
İhtiyacım
Mensup olduğum öz ve tarzım
Şelale misali
Suyun hayat veren
Bir hız var içimde
Yıllar yılı içimde
Koşuyorum peşinden
Şu halimle, ömrümce
Mola veriyorum
Sevince
Gökkuşağına büründüm, rahmet ile göründüm
Her renk benim, benim renklerim
Kalübeladan beri arz-ı mahşeri beklerim
İnsanoğlu insanım
Gözleriniz ne renk olursa
Kendimi ararım bakışınızda
Dört elle sevdiğim
Dört ceharım benim
Hele o gülüşün yok mu
Hayatı karşıma asışın
Düşeşi bile yendirişin
Ve benden aldıkların
Yar olsun
Baktığın yer yar
Kavuşmaktan öteye
Karşında dursun yar
Yarsız yaşamak neye yarar
Her semtin
Ben İstanbulum diye
Haykırıyor
Çoğalmışsın İstanbulum
Lakin artık yaşlandım
Ben
Cumhuriyet lirasının kıymetini
Aç kaldık
Gururumuzda
Çalıştık, kazanıp paylaştık
Onurumuzda
Bulduk,
Hacizlerdeyim
Yok bir şeyim
Dünya sevdalısı
Bir kalbim var
Onu verebilirim
Zaten sizindi
DALYA VAR AMA DALGA YOK
İnsan bu, yükseklerdedir gözü hep
Mümkündür, çalışmayla olur elbet
Çalışmadan olursa ancak,
Seni birileri taşıyacak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!