Kapıdan girişini hiç unutamam,
Senle beraber hayat girerdi içeri.
Tuhaf bir heyecan,
Ve de Özlemle beklerdim o anı,
Ne kadar kararmış olsa bile gökyüzü,
Senin gücüne dayanamazdı.
Seni özlemek ne güzel şey,
Ayışığında uzayan yollara,
Ve güle düşen çiğe bakıp,
Dalgın dalgın çökmek biryerlere.
Ve sigaradan bir nefes çekip
Ya sabırlar dökmek dilinden,
Seni hatırlamak adına,
Hesaplaşıyorum yine kendimle.
Ve dikeylemesine geçiyor gözümden,
Siyah beyaz anlar.
Acılar, umutlar, dündeki yarınlar,
Sanki bir dakika öncededir,
Uzun bir soluk benimkisi,
Uzun bir ızdırap.
Dört yıldır gözüm direniyor uykuya,
Ruhumsa geceye.
Volkandan inen lav misali,
Ter döküyor saçlarım,
Yorgun ve yaşlı Dünya'nın,
Genç ama yorgun yolcularıydık biz,
Nefes alıp veriyorduk sadece,
Eskitilen zaman birimlerinde;
Haz almak ne kelime,
Eziyet tüketiyorduk işte öylesine.
Çoğunuzu sevmiştim ben,
Birkaçınız dışında.
Her çektiğiniz acı sonrası,
Buğulanırdı gökyüzü, farkettiniz mi acaba?
Çoğunuzu sevdim ben,
Kızdım da arasıra,
Sis renginde gecenin,
Bir Giz boyu ilerliyorum,
Hayatın anlamı üstüne uzanmışım da,
Birşeyleri daha yeni görüyorum.
Düşüyorum, kalkıyorum, sersemliyorum,
Bir çay koyuyorum ocağa sonra,
Çantan, Eşorfmanın, kazağın,
Sanki sen de buradasın.
Sen o son yediğin bir iki lokma misali
Mübareksin.
Sen gitmelerin en acısı,
Sen geride kalmaların en zorusun.
İşte şimdi gerçekten kuruldum beynine,
Gözlerini her kapattığında,
Birşeyler yolunda gitmediği zaman ya da,
Ben kuduracağım içinde.
Her üşüdüğünde,
Akşam gelmiş, hoş gelmiş,
Köşkün bahçelerine,
Yorgunum,
Yorgun sensizliğim de,
Batan güneş,
Coşturmuş fesleğen tarlasını,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!