Senin de içinde kopuyor mu?
Beş dakikalık fırtınalar,
Gökyüzü kapalıyken bulutla,
Güneşi görebiliyor musun?
İnanç, yok olanda varı görebilmektir.
Ne kadar puslu olsa da........
Sırnaşır aklına bir küflü ezgi,
Süpürür ne varsa sokağında yeni.
Özlediğini farkedersin seni,
Ve seni sen edenleri........
Zaman salınır, Salıncak misali
Biraz ileri biraz da geri
Döner gelir yine,
Doğar yeniden güneş gibi,
Döner gider, gelirken
Örter gbi geçmişi
Suskun, mağrur,
Bir o kadar da gizemli
Sana hayır Demiyeceğim,
Çık gel karşıki yoldan.
Boyunla gel, endamınla,
Tüm dünya'ya inat yaşayacağımız,
Yaşayamıyacağımızı bilsen de,
Yine de çık gel.
Sarılmıyor, geçen günlerin acısı,
Sarılmıyor boynuma ömrümün gül goncası,
Sarılmıyor, taaruzda ayrılığın belası,
Sararıyor bu nedenle ömrümün her sayfası.
Düşmüyor altımdan idam sehpası,
İçinden vapur geçmeyen şehir olur mu hiç?
Sokakları ıssız, kimsesiz, bir hiç
Martıyla paylaşmaktır simidin tadı Oysa
Çayı arkadaş, ve sırrı dostla
Maviyi yerle ve gökle
Yeşili umutla ve bahar ile
Hiçbir Hayal,
Senin Kadar Güzel değil.
Ne de Hiçbir Gerçek,
Senin Kadar Acı.........
Gece sessiz, gece uçsuz,
Korkuyor, üşüyor ve yalnızsın
Hayalin dibinden çıkart,
Yalnızlığının yanına koy beni.
Umutsuzsun büzmüşsün dudağını,
Efkarım ezdi bu gece yine,
Gönlümün penceresini açtım,
Doğan ay vurdu yüzüme,
İçimden geldin geçtin yar..........
Gerçekten geçtin gittin mi?
Büzüp dudağını,
Gökten kopan yıldızlar misali
Hazan kaplamış şehrin caddelerini
Aklı dünden çağırmak değil mümkün
Bilirsin bazen, ben de adımladım içimden içeri
Bir masalda yaşatmak isterken bizi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!