Birini tanıyorum,
Ben ağlarken ağlayan,
Ben gülerken gülen.
Birini tanıyorum,
Tıpkı aynadaki ben
Dağ gibi
Arkamızda durdun.
Kanat gerdin üzerimize,
Bizi kötülüklerden korudun.
Zehirli oklara karşı
Hep siper oldun.
Ben derdimi anlatırım saz ile.
Teller inlemezse benim suçum ne?
Davula tokmağı vurdum hız ile.
Davul gümlemezse benim suçum ne?
Ben Cananı gördüm bahar yaz ile.
Bir dostun olsun,
İki bedende bir ruh olsun,
Düştüğünde uzanacağın el olsun.
Dost fânidir. Dostluğun bâki olsun.
Olmadığın yerde seni o savunsun.
Korkma, ver kalbinin şifresini,
Bir gece rüyamda gördüm Yavuz’u
Altında beyaz at, yanda kopuzu.
Aramız uzaktı, sisti, dumandı.
Etraf sanki mahşer gibi bir andı.
Arkasında koskocaman bir ordu.
Bir sonbahar sabahı,
Dağlarına duman çökmüş memleketimin.
Esmiyor rüzgârlar, ötmüyor kuşlar,
Susuyor zemin.
Bir sonbahar sabahı,
Oku dedik, evde iş yaptırmadık.
Öğretmene durumunu sormadık.
Kendisiyle iletişim kurmadık,
Böylece büyüdü bizim çocuklar.
Misafir gelince kaçtı odaya,
Yine ayrılık vakti,
Yine mevsim sonbahar.
Ne gül kalmış ne gülşen,
Virâne olmuş bağlar
Dallarda nağme çalar
Türbülanstayım tepetaklak,
Amuda kalkmış hayallerim.
Kırık dökük hikâyelerle dolu hayatım.
Tuz buz olmuş kalbim,
Cam gibi.
Meyve sonbaharda çiçek açıyor.
Kediler fareden korkmuş kaçıyor.
Karga bülbül ile dalga geçiyor.
Arılar artık bal, yapmıyor ustam.
Ortalık toz duman, fena karıştı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!