gemilere sığmazdı benim rüzgarlarım,
hiç bir yere götüremezlerdi o ağır demirleri sular,
iki köprü görmeden atmazdı kendisini sulara,
benim gibi,
bir galata kulesine hapsolmuş kuşlar gibi çırpardı kanatlarını...
vuracağın hançerin bile
bir asaleti olmalıydı.
her kalp içine sindirmez o sivriliği,
yoksa bir adaleti.
soğuk var yüreğimin yakınlarında
kapıyı açık bırakmışsın giderken
hangi kanadını taktın da geldin yanıma,
bir yanı zehir diğer yanı zıkkım,
anlatılanlara benzemiyor hiç bir yanın,
elinde de yıldızlı sopan yok,
sahte mi beyazlığın?
hangi yanıma vurursa güneş,
diğer tarafım yanıyor benim...
denizlere ben açılmadım,
kim açtıysa yelkenleri elleri kırılsın...
hangi yüreğe benzesem acaba?
bırakıp giden mi olsam?
kalıp seven mi?
kaldırım taşı mı olsam
yoksa deniz suyundaki tuz mu?
bir şarkının nakaratı mı olsam?
alevleri sadece ateşler tutabilir,
giysisine aldanılmaz her yananın....
cevizi kırmadan içindekinin çürümüş olduğu bilinmez,
şansına kabuklardan sıyrılmak ahlak tahtasını çatlatır....
her zalime aşık olunabilir,
burada arama beni,
harfleri değiştirmeye benzemez,
duygularında yapacağın yer değiştirmeler,
YER seni o içindeki biriken fareler....
çok düşünmeden konuşmam öyle seviyor olsam da....
duyu dışı algılanmaz hiç bir sevda,
dokunduğun her şey gerçek değildir,
denizinde boğulacaksam,
sahilinde zincirlere bağlamam yüreğimi,
kostümle gelinmiş sevda evlerinden,
çıplak dönersin ikinci anlamda......
koskoca kalp imparatorluğu el kadar bakışın önünde neden eğilsin?
duygu seraplarına saçlarımı savurdum ben,
denizinde boğulacaksam,
sahilinde zincirlere bağlamam yüreğimi,
kostümle gelinmiş sevda evlerinden,
çıplak dönersin ikinci anlamda......
koskoca kalp imparatorluğu el kadar bakışın önünde neden eğilsin?
duygu seraplarına saçlarımı savurdum ben,
hasreti kucaklayan kaçıncı yürek gördüğüm
bir ben değilmişim gözlerini yıldızlara diken
havadan sudan günü geçirmek
yaşadığın her saatte
hasretinle yalnız başına konuşmak
resimlere bakmak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!