Kaçtı mı üzerindeki uyku hali, haydi söyle.
Aç perdelerini, sabahın şerifi.
Geçti bu gece de nihayet, öyle böyle .
Uyan ıssız yerlerin katibi, saat sabahın beşi.
Başka bir şey bul, tanıdığım yabancı.
Kahrın kininle eşdeğer.
Beni kelimelerle vurmaya çalışma,
silahların benim hükmümdeler.
Eskiler eskiden, yeniler yeniden.
Yenilen, yenilen, yenilmeden hakkın.
Bir öğle namazına müteakiben,
yaşayanlarla tek farkın.
Yorgun bir nefes kadar dargın, unutulmaz bir yara gibi sargın.
Çocukluğun duvardaki fotoğraftan seni izliyor, gençliğine şaşkın...
Gidenin arkasından sallanan kirli bir el.
Üzgün kelimeler eksilecekler birer birer.
Dönecekler, geçmeyen gecenin şafağında gidenler.
Beklediğim yer cennetten bir cehennem.
Kaba kuşluk vakitleridir bu zamanlar.
Bu saatlerde söylenir en güzel yalanlar.
Bir tarafta ağlayanlar ve cılız güneşle yananlar
Diğer tarafta uykusundan yeni uyananlar…
Hepsi yollarında ışık bulmaya çalışan ışıltılı gözlerle arayışın manasındadırlar.
Zaman kanarken avuçlarıma.
Bana yaşımı sordu.
Yazarken onu ben mısralarıma.
Ben değil, yaşanmışlıklar toydu.
Bir çocuk nasıl ölür, yaşadın mı sen ?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!