Güvenim kalmıyor artık kendime
Zor geliyor savaşlar bu yaştan sonra
Yorgun bedenim yorgun dünyam
Mücadelede geri adım atmaya başlayacağım san ki
Yılgınlık bezginlik karamsarlık usanma
Yılların eseri son günler san ki yığınla kabus
Düşersen dostuna mı güveneceksin
Güvenme ikinci kez yıkılır kaybedersin
Düşersen canana mı güveneceksin
Güvenme bütün bedbaht olursun
Düşersen bakma arkana
İtilen ben oldum gurbet kucağına
Ana kucağından yar bucağından ayrılarak
Cehennem günleri yaşatıyor bana
Gurbetin geceleri ayazları ile
Üşürsün saracak kollar bulunmaz
Esen rüzgarlardan haberler bekledim
Hayatıma bir müjde getirir diye
Yağan karlardan medet umdum
Kendi gibi beyazlıklar getirsin diye
Yağmur damlalarını can zannettim
Gönlüm yorgun vücut titrek
Günler param parça bölünmüş san ki
Habersiz esen rüzgarlar dağıtmış
Hayal dünyamı yok olurcasına parçalı
Nasır tutmuş ellerim parmaklarım sızlıyor
Bıraksam yüreğimi alır mı?
Sessiz ve derinden akan Meriç’e
Götürür mü Ummanlara dertlerimi
Bir daha ban gelmemek şartıyla
Düşünür müsün Meriç bu gurbet adamını
Bir gurbet akşamı
İftar saati Enez sahili
Issız ve garip yüreğim
Kendisi ile baş başa
Sokaklar sessiz vakit iftar
Günler hüzünlü
Günlerde mahzun sun
Dünya telaşı fani
Ahret alemi için
Zerre hayrımız yok
Siyahı gördüm sadece gözümü açtığım zaman
Güneş ve beyaz bana çok uzak yabancı kaldı
Kaderin karmakarışık yazılmış şekli gelmiş bana
Razı olduk her zaman nefes alışlarımız da
Renklerin hikayesi çok aceleye gelmiş
Yorgunum sanki bu günlerde
Korkar oldum gözlerimi kapatmaya
Kalkmıyor ellerim yerinden
San ki kopartılacak kollarım
Telaş mı panik mi bilemem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!