Hani diyorum ki
Halinde ki yalnızlık an yudumu
Gerekçesiz gururun hiç kadri olur mu
Artık sana seni
İçselliğinde ki ufuk halini
!
Bilir misin ağlamayı
Gözyaşlarının refakatiyle bin bin dert yaşamayı
Hasretin sancısıyla dağlanmayı ve hicran içinde nefes almayı
Bir gün
Sende düşeceksin
Hayallerin izlerinde saklanan hoşluğa
Duraksama
Sakın geç kalmayı
Duyduğum
Çok zarif bir keman sesiydi
Hissiyatım kendince dalgalanıyordu
Alamıyordum
Kendimi, sesin geldiği yönün
Ey gönlümün süruru,
Mazinin bitmez gururu,
Hicranın, hüznün sevdası,
Şehirler anası hatta mayası…
Sen öyle alımlısın ki, şıksın,
Bir alaylı kişiliğin, edebiyattan hiç anlamayan bu değerin(!) sinemden mahzun bir şekilde sökün eden düşüncelerim sizin tarafınızdan, muhayyilesi ve niteliği fevkalade güzide bulunan sizin gibi bir asudenin indinde taltif bulması halimi ne kadar mesrur ediyor bilemezsiniz...
Güne hasret, sinemde zuhur eden kasvet, bir hikmet içinde sarf ediliyor onca gayret...
Siz hissettiklerinizle anlamlı olan bir değersiniz... Kalbin nizamından siz asla habersiz değilsiniz...
Ne kaldı yüreği titreten anlardan
Kaldı mı hissiyatı zorlayan zaman
Mekânı geçmeyen hapisle yaşanan
Bir cazibesi kalmayan ayanı beyan
Geçen zamanda ne olmuştu bizlere
Biliyorum
Hasret kalanımı
Seyre dalarak sessizce bakanı
Zamanı
Kollayan o anı
Sinemde
bir silinmeyen olarak
nakşeden izleri
hicran içinde hissettiğim an
bir sızı nüksediyor hatırlandıkça
!
Bir merhaba demeyi ne kadar çok isterdim
Yıllara sâri yutkunduğum kederin elemiyle sabahladığım gecelerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!