Gözlerine bakıpta
Kalbinde kaybolmak
Aşkının ateşinde yanmak isterim
Belki bir defter değilsin....ama
Destanını yazan kalem olsaydım
Her harfimle tenine dokunurdum
Bıraktığın acıya bile alıştım…
Artık o acı, içimde eski bir dost gibi sessizce oturuyor.
Ne ağlatıyor ne de güldürüyor;
sadece varoluyor derinlerde, nefes aldığım her anda
Konuşmam, aramam,
telefon elimde titrerken bile susturuyorum kendimi.
Bilirmisin seni ne kadar çok sevdiğimi
Kalp denilen o narin, kırılgan mucize
senin adını duyunca önce titriyor
sonra usulca eriyip sana karışıyor,
içinde binlerce fırtına koparken bile
sadece senin adınla sakinleşiyor
Bıraktığın acıya bile alıştım
İçimde sessizce oturuyor artık
Ne ağlatıyor ne de güldürüyor
Sadece derinlerde nefes alıyor
Konuşmam, aramam, susturuyorum kendimi
Bir mesaj yazsam yarım kalıyor elimde
Zamanın nehrinde kaybolmuş yarım bir hayat..
Bakışınla yazılmıştı kaderimiz.
Gözlerinin geçtiği yollarda bekliyorum şimdi.
Ama biliyorum, Zaman zalim bir heykel tıraş.
Aşkı mermere çevirip kalbimi kıra kıra parçalıyor.
Adın dilimde söylenmemiş bir dua gibi
Her nefeste tekrarlanan
Gönlümün en sıcak köşesinde usulca yansın
Ne bir ses , ne Bir dokunuş
Sadece bir bakış aralığı
Yüreğimi yavaş yavaş eritir
Diğer yarım sende kaldı
Sanki kalbimin tam ortasında paslı bir hançer
Her nefeste biraz daha derine
Kanıma karışarak ruhuma işleyerek saplanıyor
Acın acıma dokunduğunda
Bazen dilimde bir şarkı
Bazen yüreğimde bir sızı
Bazen gülüşlerimde saklarım seni
Kahkaha atarım mesela yüksek sesle sahtede olsa.
Ama gece olunca ayna karşıma geçer
Yalan söylüyorsun der
Çok güvendiğim kalbimi
Değer verdiklerime bıraktım bir sabah…
Göğsümde şimdi ıssız bir rüzgâr eser,
Adı “özlem” olan, dilsiz bir yangın.
Onlar aldı o kalbi,
Sıcak, ürkek, kanayan bir kuş gibi avuçlarına.
Göğsümde enkaz gibi duruyor
Her solukta içime çektiğim hava
Senin son öpücügünün soğuk kalıntısı
Sanki kalbim her atışta
Bir parça daha kopup düşüyor
Bazen öyle çekiyorum ki ciğerime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!