Umutsuzluk deryasında
Direği kırık bir yelkenli
Kırık direkte pamuk ipliğine
Bağlı, çürümeye yüz tutmuş
Yamalarından dolayı onarılacak
Hali kalmamış bir ucu yırtık
Oğul …
Dünyaya geldiğin gün yüzümde
Güller açtı…
Hayatımıza neşe getirdin
Evimizde mutluluk rüzgarları estirdin
Seni bin bir emekle büyüttüm
Gündüzün geceye teslim olduğu bir zamanda
Sıkılan ruhumu bir nebze olsun rahatlatırım
Umuduyla kendimi ıssız sokaklara vurdum
Yürümeye başladım,bacaklarım bedenimi
Taşımakta zorlanıyor dizlerim bükülmüştü
Sanki bütün dünyanın yükü omuzlarımdaydı
Sevdan bir fırtınaysa ruhumda
Ben çoktan kaptırmışım kendimi
Rüzgarına,savruluyorum yüreğinin
Bir o köşesine bir bu köşesine
Sevdan bir cehennem ateşi olmuşsa
Yüreğimde
Sanadır bu serzenişler ey sevgili
Dinle şu sevdalısını limanda
Bırakıp seyri sefere çıkmış
Boynu bükük denizcilerin
Yüreğinden daha beter yangınlar
İçinde aşk ateşiyle yanıp tutuşan
Gündüz,
hüzünlü bir vedayla
yerini geceye bıraktı.
Her yanı korkunç bir,
sessizlik kapladı.
karanlık silahını çekti
Güneş yine batıyor körfezde
Ufuk ala boyanmış
Bir ah çekiyorum ki
Öyle derin öyle içten ki…
Yine bir gün daha geçti
Kaldık yine baş başa
Seninle geçen sevgi dolu günlerimizi
nasıl özlemle bekledik buluşacağımız anı
geçmez idi zaman bir türlü
dakikalar ilerledikçe,birheycan
fırtınası kopardı yüreğimiz de
duramazdık yerimizde...
Ümitlerini kaybetmiş
hayatta tutunacak bir dalları
dahi kalmamış insanların
huzuru aradıkları dünyada
karların ortasından
başını gökyüzüne kaldırarak
Sessiz ve karanlık bir gece
Ay bulutların arasına gizlenmiş
Geceyi daha da bir karanlığa boğmuştu
Burası ne Etiler nede zengin veletlerinin
Fukara edebiyatı parçaladığı Taksim di
Burası Cudi’nin kuş konmaz kervan
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!