gözlerin ufkumda sönmeyen fener,
görmeden bakmak yakışıyor işte.
içimde her gece bir şehir söner,
küllerimden kalkmak yakışıyor işte.
mesafeler puslu, yollar ise dar,
yakışmıyor sevdiğin yerden göçmeyi !
seven anlar ,sevmiyen bahane üretir
fazla sürmez aldığın nefes
hüzün eklenir mutluluğuna
hayat adalet savaşına dönüşür
hüner yanında ki sevdiğinin çümbüşü unutma
sözlerin yemine katılarak verildiği
bu günlerde,
yalana bulaşmadan yaşamanın
ne kadar zor olduğudur vesselam.
çünkü hakikat,
doğum günümde
gözlerime baka baka söylediklerin mi yalandı,
yoksa ellerinle yazdıkların mı.
ben hangisine inanayım şimdi, söyle?
bir mum üfledim o gece
kalpten gelmeyen gülüş, sadece sestir,
rüzgarda savrulan kupkuru bir nefestir.
yüzde açan çiçek değil, boyalı bir izdir,
gözde parlamazsa eğer, karanlığa gizdir.
bir tebessüm vardır, sabah gibi doğar,
yeni doğan bir bebeği
kucağına alamayan annenin
boşta kalan kolları gibi
asılı kaldı yalnızlığım.
ne ağıt oldu sesi,
kelimeleri varmış sessizliğin.
hele bir konuşsun da gör.
bir adamın susuşundan mahalle yanar bazen.
bir kadının göz ucundan koca bir ömür devrilir.
en zor zamanlarında
insan birden öğrenir kendini.
kalabalıkların ortasında değil,
alkışların içinde hiç değil.
aklımda bir şey var
adı yok
zaten çoğu şeyin adı yok bu memlekette
dilimin ucuna kadar geliyor
sonra vazgeçiyor
yalnızlığın sürgün yediği bir kıyıda
heybeme biraz umut, biraz da sabır koydum.
ikisi de ağırdı,
biri yarından,
diğeri dünden kalmıştı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!