Mürekkep ve Kâğıt
Bir damla mürekkep... düştü sessizliğime...
Yazılmamış bir aşkın... ilk harfiydi belki de...
Kâğıt ürperdi... dokunduğum yerde...
Sanki senin tenin gibi... ince... yabancı... titrekti...
Gecenin rüzgârı... söndü sözcüklerimde...
Her cümle... bir yaraydı bana...
Her nokta... bir vedaydı sana...
Kelimeler soldu... dudağımda...
Adın kaldı yalnızca... sonra satırlarda...
Sana dair ne varsa... silinmedi bende hâlâ...
Zamanın kumları bile... örtemedi sevdanı da...
Bir fotoğraf gibi... asılı kaldın ya hatıralarımda...
Saatler sustu... tiktaklar durdu o anlarda...
Bil ki... ne yakabildim resmimizi...
Ne yüz çevirebildim... anılarımıza...
Ben seni... bir virgül gibi yarım bıraktım... sol yanımda...
Sen beni... noktasız bir cümlede unuttun o anda...
Ne başımız vardı... bu masalda...
Ne de sonumuz...
Biz sadece... bir arada yanmış iki kâğıttık... aslında...
Şimdi... o mürekkep kurudu... sessizliğimizde...
Satırlarda yankılanıyor... suskunluğumuz işte...
Sadece mürekkeple kâğıdın arasında kaldı... sevgimiz belki de...
Ve anladım ki...
Gerisi... bir hikâyeymiş...
Yazılamayan bir masal...
Biraz sen...
Biraz ben...
Biraz da hiç...
Ve belki de... hiçlik kadar yakındık... birbirimize...
Ve bir gün biri okursa bu satırları,
Mürekkebin bile ağladığını duysun her satırda...
İşte öyle...
Kayıt Tarihi : 14.07.2026 10:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Teşekkür ederim değer kattınız
TÜM YORUMLAR (1)