Şimdi aramızda "dağlar" var...!
Ama duyuyorum seni!
Belki o gecenin "en parlak yıldızı"
Olarak yansırım "gökyüzüne".
Belki de soğuk bir sabahın
Son bir defa bakayım yüzüne,
Gözlerin deniz, ben bir gemi.
Demir almadan, ve batmadan,
Kaybolayım o dipsiz derinlikte...
Son bir defa tutayım ellerini,
Dertli türküler çalar içimde bu gece,
Yazmakla bitmez, anlatılmaz ki hece.
Yüreğim kara kaplı defter, her satırı yara,
Dertler bitmez, çile desen dizilmiş sıra sıra.
Görseydi o gözler, gözler sevgi dolu,
Son fısıltı...
Titrek bir el sallayış değil bu.
Her veda bir ölüm, her ölüm bir başlangıç,
Benim veda’m mezar taşında yazılı.
O ilk ayrılık ki,
Adam:
"Mürekkebim kandır, kağıdım ise dertli bir deri,
Senden gayrısını yazmaya varmıyor kalemimin feri.
Gurbet dediğin sadece mesafe değil, tenin tene açlığı,
İçimde susmak bilmeyen, o vuslatın amansız çığlığı."
Q
Gökler sussa, yerler dile gelmese de,
Arar ruhum bir sığınak bir nida,
Kalbimdeki boşluk, bir matem hissi,
Yalnız ve titrek, düşmüş bir yaprak gibi...
Sonsuz bir umman, adı Rahmettir,
Bitmez dedim ya bitmez,
Seni sevmek vazgeçilmez alışkanlık,
Senden ötesi, okyanusun ortasında bi delik sandal,
Sesin martı çığlıkları, kulağımda çınlayan
Sevgim incitmeden tekmeleyerek
Toprağın suya bülbülün aşka doyduğunda
Bu benim son şiirim, tabi yazdıklarım şiirse
Aslında ne yazdıklarım şiir nede ben şairim
Ben damla damla yüreğimi döküyorum
Ben aslında umudu hayali kendimi
İnsan nasıl olmalı, nasıl insan kalmalı
Her harfi her heceyi her kelimeyi sevgiyle yazıyorum.
Sonsuzlukta bir anı,
Zamanın sönmüş kahrı.
Yokluğunda ben,
Boşluğun dilsiz ahı.
Ne bir dokunuş kaldı, ne bir fısıltı,
Bir fırtına ile geldin ya, öylede gidiyorsun,
Koltuğu sahiplenip, yerinden kalkmasan da.
Bugün gördüm ki, artık an be an tükenip bitiyorsun,
Sen kabullenmesen de, farkına varmasan da.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!