Söylesene sen kimsin
Gece gündüz, her an her saniye
Ruhuma işleyen
Aklımı fikrimi meşgul eden
Söylesene sen kimsin....
Söz dediğin bir cevher, lisan içinde saklı,
Tartısı var kelâmın, sanma her denen haklı.
Menzili bulmalı ses, heceler dizilince,
Mısra duru olmalı, mânası süzülince.
Kırık dökük seslerle, şiir kurulmaz usta,
Sözler dile geldi, coştu, aktı,
Her harfinde bir sevda yaşardı,
Mısralar kalbe huzur bıraktı.
Güneş doğarken her sabah,
Kelimelere altın tozu serpildi,
Aşk, yazılmamış bir destan kalsın,
Ezelden bir sır sızdı, dile düştü her hece,
Sözü cevher bilmeyen, kalır zifiri gece.
Mana derin bir kuyu, irfan ise bir yüce,
Söz söylemek kâr değil, derin irfan istermiş.
Dil döner de boş döner, kalbe inmezse şayet,
Sözüne inandım, özüne kandım,
Gönlümü sarsılmaz, bir kale sandım.
Vefasız boşluğun, dalına kondum,
Düştüğüm yer meğer, derin uçurum...
Sırtımı verdiğim, o yüce dağlar,
Şu an aklımda sadece sen varsın
Sadece sana ihtiyacım var,
Uykusuz geçen her gecenin sonunda
Yokluğun bir yara, kalbimde bir sızı.
Güneş doğmuyor ki sen olmadığında,
Karanlığa bürünür tüm yeryüzü.
Şu an, bu saniyede kalbimi saran,
Aklımdan geçip de ruhumu yoran,
Bütün düşlerimin tek dayanağı, tek kararım,
Arzuladığım tek kişi sensin, ey yarım.
Senden gelir her soluk, her ince sızı,
Şu dünyanın gamı kederi, insanlığa dert olur,
Bir olsak, birlik olsak, bu dertler hep biter.
Hakk'ın kelamı aşktır, sevgiyle gönül dert olur,
Kinle, nefretle yaşarken, insanın ömrü biter.
Bir ekmeği bölüşmek, kardeş olmak ne güzeldir,
İnsanı insan eden, işte bu insanca hasletlerdir...
Sükût bir hırkadır, giyineni pak eyler,
Dili lâl olanın, ruhu hakkı zikreyler.
Ayna bir deryadır, sırrını pak eyler,
Bakarsan derine, özün sana ses eyler.
Konuşmak gümüştür, susmak altın bir kural,
Sükûtun zehrini içme sakın ha,
Dilsiz bir karanlık çöker özüne.
Hakkın çiğnendiği dar bir mekânda,
Sözün mühürlense vurur yüzüne.
Zulmün karşısında bükülen boyun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!