Oğul sana bir nasihat edeyim,
Sakın ola bu sözümü unutma,
Yalana dolana meyil eyleme,
Bırak aksın gözyaşını kurutma...
Ağlayan değil ağlatan utansın,
Gönül her gelene verme sırrını
Düşersin dillere ayan olursun.
Güvenip terk etme öz vatanını
Ömrün boşa geçer ziyan olursun…
Sanma ki nasihat ata’ndan boşa,
Sabah olur, akşam olur gün biter,
Gelmez oldu ne selamın ne haber,
Dostlarım kayboldu hep teker teker,
Kalanlarsa insanlıktan bi haber...
Çiçeğin açmadan solmaya görsün,
Nihavent yine bu akşam dudağımda şarkılar
En yeni bestesini söylüyor yüreğimin
Varlığınla var oldum,yokluğunda bu çocuk
İçin için ağlıyor,yavaş yavaş ölüyor
Ne sazlarım susar artık,nede yüzüm gülüyor...
bunu yapmayacaktın
beni baştan çıkarıp,sevginle şımartmayacaktın
eritmeyecektin yüreğimdeki buz dağını
şimdi sellerine katlanacaksın...
yalan değil duygularım,aşkım oyuncak değil
Yıllar sonra döndüm İstanbul’uma,
Boğaza ikinci köprü yapılmış.
Dikmişler dev gibi plazaları,
Memleketin her köşesi kapılmış…
Vermişler çakala aslan payını,
Gül yurdunda gül dermeye gidim dedim gül ağladı,
Halimizi dosta dedim, kaçtı gitti yol ağladı,
Arı gibi gezdim durdum, petekteki bal ağladı;
Sırrımıza vakıf olan Hak’tır, kulları neyleyim,
Sevda diye dile düşen çoktur, dilleri neyleyim…
Bir derdim var bin dermana değişmem,
Sebebi sen, dermanı sen oy gülüm,
Zor geldiyse bu sevdanın nöbeti,
Bu Mecnunu zindanlara koy gülüm…
Kışları yaşatın bahar zamanı,
Nice yıllara yalnızlığım,
Seninle kutluyorum bu yılı yine
Bakma öyle deli gibi gözlerimin içine,
Herkesin gittiği bu şehirde bir biz kaldık
Umutlarımızı bu yıl da yıldızlara saldık…
Dostum sana bir beddua edeyim,
Sevgi deryasına akan sele dön.
Deli divaneye dönsün bülbülün,
Seher vakti açan, Pembe Gül’e dön…
Ömrünce elinden kurtulma dostun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!