Veda ettim hülyalara, düşlere,
Aklım ermez başa gelen işlere,
Bahar bitti, ömür erdi kışlara,
Ben sustum kalemim, sen yaz halimi...
Gül açılan bağlarımı ot bastı,
Hani bazen erken gelen baharlara aldanır da
Güller tomurcuk açar ya artarda,
İşte öylesi bir şeydi bu aşk.
Hani yaz ortasında
Güneşli yağmurlar yağar ya ansızın,
İşte böyle bir şeydi bu yürek sızım.
Dost arama gönül, yandı bak yürek,
Dost yüzü görmeye halin mi kaldı.
Herkes gibi sende havanda gezdin,
Sazında çalacak telin mi kaldı...
Uzasa da gece meçhul sabaha,
Dost yüreği nasıldır, gönüldeki göze sor,
Ateş nice yakıyor, içindeki köze sor.
Kırılan dal yeniden sürgün veriyor ama
Gönül kıranları sen, gel biraz da bize sor...
Evvelce deli toyduk, delikanlılık vardı,
Unuttuk biz birer birer acı tatlı o günleri,
Öylesine kapattım ki şu kalbimin üzerini,
Ne çare diye yalvardım, ne derdim var diye yandım,
Tek başıma da bükerim ben şu feleğin belini...
Sevgi diye bağlandığım, inandığım bir rüyaymış,
Bu gece sahilde dolaştım sensiz,
Kirpiğime düştü çiğ taneleri.
Dalıp dalıp gittim geçen yıllara,
Hesap sordu benden seher yelleri...
Suçusu ben miyim bunca olanın,
Gittin,
Hadi bunu anladım da,
Beni kimlere bıraktın sen giderken,
Hiç mi eser kalmadı yüreğinde
Aşkımın nihavent seslerinden?
Hala sigaranı içerken sakız patlatıyor musun?
Dost, gönül bağına bülbül konarsa,
İncitme kanadın sev usul-usul,
Felek sana yine oyun oynarsa,
Yakala sırtından, döv usul-usul…
Dost deyip bağrını açtığın insan,
Sürüklenen bir yaprağım
Akarsuların önünde delicesine,
Sevgi dallarında dolarken sarhoş ömrüm
Ben hep içim kan ağlarken güldüm.
Fırtınalara dayandım,
Karlar boranlar düşürmedi yere,
Şiir diye yazarım hayatım romanını
İstesen vermez miydim tek hecelik can’ımı,
Sevda ile yanmayan görmez aşk dumanını,
Sen uykuya yenik düş, benim aşkım nöbette…
Emanet yaşantılar, sevgi tutsak yüreğe,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!