Duyulmaz oldu sesim uzak köşelere
Kıstım şarkılarımın sesini
Astım hayallerimi boş çerçevelere
Asmıyorum artık duvara sakladım hepsini
Sensizliğe taşınıyorum,
Bomboş odalara,
Anlamsız duvarlara,
Ve hayal kurulmamış tavanlara…
Sensizliğe taşınıyorum,
Uzaklara bakıyorum yorgun gözlerimle,
Bilirim ki diyarların uzak bana...
Tüm şarkıları sana söylüyorum kısık sesimle,
Bilirim ki vuslatların yasak bana...
Vay ki ömür geçiyor…
Bilinmez eller bilinmez diyarlarda.
Ve sancılı,
Geride bırakılan ne varsa…
Ve gömülen anılar hatırına…
Bilir misin diye başladı çok şiirlerim,
Bildiğini bilmeden.
Sana seslenmek
Dipsiz bir kuyuya taş atmak gibiydi.
Kuyudan ses gelir
Bir hikayemiz vardı,
Belki çok kişi bilmezdi.
Ve sessizdi aslında her gecemiz,
Belki kimsesizdi…
Bir hüzün işgalinde olurdum sen her olmadığında,
Şimdi uzaklardasın….
Ve gönül hicranla doldu ya hani…
Sanma ki senden sonra yeniden gülecek…
Sanma bu hicran öyle kolay geçecek…
Sanma bu gönül sensiz bir gün görecek…
Ay güzelliğinle ışıldarken
Sen onu kendinden bilmezsin.
Birçok şeyi bilmediğin gibi…
Şairin geceleri karanlıktır
Işık tutan bulamazsın.
Gecelerden yar mi olur?
Senin gibi yar oldukça.
Sen kendini yar mi sandın?
Yılan beslemişim koynumda.
Ne bir arkadaştın, ne bir dost sırrıma,
Sevgiden öte bir yol vardı
Sen o yolu aşalı çok oldu
Kadim şehirler dolaştım gündüz gece
Yollardan öte önüm hep sen oldu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!