Artık sana ne diyeyim
Ey benim nazlı yüreğim
Sensiz yaşarım diyorsan
Buyur yaşa da göreyim
Neden asılır baş neden
Kelebekler uçmaz çiçekler açmaz
Senin olmadığın yerde can Erva'm
Yıldızlar parlamaz gün ışık saçmaz
Senin kalmadığın evde can Erva'm
Uçtukça güçlenir yüreği kuşun
Derdime devayken sözü kelamı
Elimden aldılar yüzü elamı
Neyleyim ellerden gelen selamı
Benim candan gayrı neyim kaldı ki
Olmasa da olur olsa da olur
İki gönül arasına
Çadır kurdum derinden
Sen ordan gir ben burdan
Oynasın yer yerinden
Yan yanaca yan yana
Gider hiç durmadan gider
Düşünü kurmadan gider
Aşkımızın niteliği
Yüzüne vurmadan gider
Canıma can canıma
Sam’a döndü hem terane hem gayda
Ne bağ kaldı, ne gül kaldı, ne ada
Ahmak gibi garibanda, paşada
Cani’nin, Coni’nin elinde kaldık
Figan etme bülbül figanın boştur
Karayemiş daluna
Çıkarur aşuklari
İlk günde gelunlere
Kırdırur kaşukları
Neyin yeri olur ki
Hain bir gecede sabaha yakın
Canlar akıyordu darağacından
Gonca güller gibi, şu işe bakın
Canlar akıyordu darağacından
İnsanlık özüyle kalırken yaya
Düşer gibi gökten güneş
Düştü gitti can Mustafam
Meleklere olunca eş
Koştu gitti can Mustafam
Nasip diye her faniye
Arıyorum, arıyorum bir şeyi
Kim kaybetmiş, ben bulayım neşeyi
Senin için, göze aldım her şeyi
Yapacağım canım, can pahasına
Ömür boyu, koşsan ilden illere




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!