Kendini yerle bir ettiğin yeter
Vazgeç bu davadan, vazgeç be gönül !
Ateş olan yerden hep duman tüter
Kendini yakmaktan, vazgeç be gönül !
Bitir şu inadı , gel beni dinle
Bir adım sevmekti, bir adım yanmak
Kâys denen mecnuna çöl ettin beni
Kalbimin zâafıydı hep sana kanmak
Yalancı bahara gül ettin beni
Dinmeyen depremdin artçıydın şoktun
Sanma ki soluğum ayrı nefesten
Ciğerim ayrılmaz senli kafesten
Sensiz geçen her gün, bıkar hevesten
Yaşamak ölmeye kırgın sayılır...
Bağban oldum gül'e gül'ü çiledim
Süzme gözlerinle öyle kalbimi, inceden inceye
Düşerim, tutunamam, yıkılır kalırım...
Bakma öyle !
Deli poyraz, esen meltem , yağan kar
yakan güneş, titreten kar gibi..
Şarkılar umudu kestiler senden
Vuslât nakaratı tekrar ediyor
Nihavend makamı hüzzamım derken
Sâba rast'ım diye ikrar ediyor
Notalar şaşırdı yolu kaybetti
Eşinden dostundan duydum hâlini
Dünyamı başıma yıktı demişsin
Bensiz ken gülmeyen istikbalini
Vicdanım başıma kaktı demişsin
Dilinden şikayet ederken sözün
Kaç merhaba eskittim hasretinle aramda
Sağlıcakla ayrılmak mümkün olmadı inan
Mışıl mışıl uyuyor sensizlik tam şuramda
Kolla diz arasında , kalbim miydi sınanan?
Gözlerim uğramazken horultulu geceye
Avuçlasam içimin yangınını, bin volkan akar parmaklarımdan.
Üstünü örttüğüm gecenin açıkta kalan ayak uçları tepemde dolaşan
Tuttuğum her dilekten
Yuttuğum bir hıçkırık peydah oldu
Düğüm alfabesi dizelerinde sesin...
Adını dilime doladım durdum
Lugâtım ihsâna ulaşır diye
Hep seni düşündüm hep seni sordum
Varlığın ömrüme dolaşır diye
Hüsnü cemalin de düşünce har'a
Tevekkeli değilmiş, kalbimin itirazı
Seni bulana kadar, yâr demedim kimseye
Vuslatına delil miş, ümidi min marazı
Şifa alana kadar, dur demedim kimseye
Gönlüme vurdu elbet, sevginin balçıkları
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!